İstanbul Süryani Kadim Cemaatinde etno - dinsel kimliğin inşası ve kimlik stratejlleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antropoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SU EROL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SUAVİ AYDIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin ana ilgisi İstanbul'a yerleşmiş Süryani Kadîm Cemaati üyelerinin kimlik inşa sürecinin antropolojik veçhelerini analiz etmek olsa da grubun Türk ve İslâm egemenliği altında sürekli şekilde değişen konumlarını betimleyen etraflı bir tarihsel perspektif çizilmiş; bu bağlamda vurgu etno-dinsel kimliğin tarih boyunca ortaya çıkan çeşitli sosyo-politik durumlar uyarınca kendini dönüştüren dinamik doğası üzerine konulmuştur. Çalışmanın temel argümanı, bugüne kadar egemen paradigma tarafından genellikle güçsüz ya da kurban olarak betimlenmiş Ortadoğu'daki Gayrimüslim etno-dinsel azınlıkların -genel beklentilerin tersine- kendilerine özgü güçlenme ve ayakta kalma stratejileri icat etme kapasitesine sahip birer toplumsal ajan olarak kabul edilmeleri gerektiğini öne sürmektedir. Yukarıdaki sorunsal üzerine temellenmiş bu tezde kullanılan veriler iki yıl süren ve İstanbul'da yürütülen bir etnografik saha çalışması sırasında toplanmış, grup tarihi hakkında yapılan bir literatür çalışmasının sonuçları ile beraber yorumlanmıştır. Bulgular 19. yüzyılın ortalarından itibaren İstanbul'a yerleşen Süryani Kadîm Cemaati üyelerinin göç sürecinde çeşitli kimlik stratejileri kullandıklarını ve bu stratejilerin kimlik işaretlerinin muhafaza edilmesini sağladığı olgusunu ortaya koymuştur. Bu anlamda etnik ağların farklı biçimleri olan akrabalık ve hemşehrilik bağlarını irdelemek etnisitenin araçsal niteliğini daha iyi anlamak açısından araştırmanın bir diğer amacı olmuştur. Tez boyunca diasporadaki ulusçu Asurî hareketinden etkilenerek ana yurtta kimlik politikaları yürüten grup aktivistlerinin çabaları bir öz güçlenim stratejisi olarak ele alınmasına rağmen, Asurî ulusçuluğu söyleminin İstanbul'daki gündelik yaşam ilişkileri söz konusu olduğunda iyi karşılanmadığı saptanmıştır.