Lamiî Çelebi'nin Maktel-i Al-i Resul adlı eserinin tasvirli bir nüshası: İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi T1958
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OBEN LALE KALGAY
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SERPİL BAĞCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tezimin esas konusunu ünlü Osmanlı şairi Lamiî Çelebi'nin, Maktel-i Âl-i Resûl adlı eserinin Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ndeki T 1958'de kayıtlı yazma nüshasında bulunan resimlerin incelenmesi oluşturmaktadır. Aynı eserin Londra Biritish Library Or. 7238'de ve Polonya Krakow'da Czartoryski Kitaplığın'da Nr.2327 III'te kayıtlı nüshalarında bulunan resimlerle de karşılaştırmalı değerlendirilmesi yapılarak, ikonografi, üslup ve kompozisyon düzeniyle ilgili özellikleri anlatılmıştır. Yukarıda adı geçen üç nüsha dışında bir de parçalanarak çeşitli müzelere dağılan tek yapraklar halinde olan bir nüshadan kalan üç resim değerlendirilecektir. XVI. yüzyıl Safevi devri etkilerinin görüldüğü Maktel-i Âl-i Resûl nüshalarındaki resimlerde daha çok savaş, ölüm, ve biat sahneleri karşımıza çıkmaktadır. Maktel türünde bir eser olan bu yazmanın konularını Hz. Muhammed ve ailesinin din uğruna yaptıkları savaşlar ön plana çıkarılmakta, özellikle Kerbelâ olayında şehit edilmeleri bu eserdeki tasvirlerde karşımıza çıkmaktadır. Resimlerde Hz. Peygamberin yeğeni ve damadı olan Hz. Ali, onun oğulları Hasan ve Hüseyin'in ön plana çıkarılarak, bu kişiler kahraman ve kutsal kimlikleri vurgulanacak şekilde tasvir edilmişlerdir. İslam dünyasına damgasını vuran Kerbelâ olayı özellikle Şii çevrelerin ilgisini çekmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Maktel türünde eserler yüzyıllar boyunca Şii çevrelerce toplantılarda okunarak din büyüklerini anma amacı gütmüştür. Ehli Beyt'in bazı üyelerinin yaptığı savaşlarda çektikleri acılar ve katledilmelerinin İslam dünyasında derin üzüntü yaratması bu türdeki eserlerin yazılmasını doğurmuştur. Bu eserlerin resimlendirilmesinin XVI. yüzyılın ikinci yarısı ve XVII. yüzyılın başlarında Bağdat'ta gerçekleşmesi burada görevlendirilen Osmanlı devlet adamlarının resimli kitap üretimine maddi manevi katkılarından olmalıdır. Özellikle Sokollu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa'nın 1598 yılında Bağdat'a vali olarak atanmasından sonra kentteki kitap sanatı büyük hareketlilik kazanmıştır. Bazı tarikat mensuplarının da Bağdat'taki bezemeli kitap sanatının gelişmesinde etkin bir yeri olduğu ve el yazmaların resimlendirilmesinde kentteki Mevlevihanelerin aktif olarak rol aldığı kabul edilmektedir. Maktel-i Âl-i Resûl nüshaları ve örneklerinden bahsettiğim birçok resimli el yazma bir Osmanlı eyalet merkezi olan Bağdat'ta saray nakkaşhanesinden tamamen ayrı olarak, kendine has, yeni bir üslup olarak ortaya çıkmıştır. Mevlevilik, Sufilerin biyografileri, Kerbela olayı gibi dini ve mistik konuların işlendiği Bağdat Okulunda saray nakkaşhanelerinden farklı bir anlayışın mevcut olduğunu görmekteyiz. Kalabalık kompozisyonlar, hareketli ve ifadeli insan grupları Maktel-i Âl-i Resûl'ün tüm resimli nüshalarında gerçekçi bir anlayışın yansıması olarak karşımıza çıkar.