Metastatik olmayan yüksek riskli prostat kanserlerinde radikal prostatektomi ameliyatı öncesi dosetaksel kemoterapisi uygulamasının etkinliğinin retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET EZER

Danışman: Mustafa Sertaç Yazıcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde yüksek riskli prostat kanserlerinde (PK) üzerinde görüş birliğine varılmış standart bir tedavi prosedürü bulunmamaktadır. Yüksek riskli PK hastalarında Radikal Prostatektomi ile kombine edilen neo-adjuvan androjen deprivasyon tedavisinin (ADT) başarısızlığı tanı anındaki tümörde bulunan kastrasyona dirençli hücre klonlarının varlığına işaret etmekte, sistemik tedavi olarak kastrasyon rezistan klonlar üzerinde de etkili olabilecek tedavi seçeneklerini gündeme getirmektedir. Metastatik PK vakalarında bu klonlar üzerindeki etkinliği net olarak ortaya konulmuş olan dosetaksel kemoterapisinin neo-adjuvan bir tedavi olarak RP ile kombine edilmesi iyi bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'na 08.1987 – 08.2017 tarihleri arasında başvurmuş metastazı olmayan prostat kanseri hastalarından D'Amico Risk Evreleme Sistemi'ne göre yüksek riskli olarak kabul edilen ve RP ameliyatı yapılan toplam 132 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Ameliyat öncesi neo-adjuvan dosetaksel kemoterapisi (NADK) verildiği tespit edilen 14 hasta ile kemoterapi verilmeden ameliyat edilen hastalar arasından "paired match" yapılarak seçilen 28 adet hastanın verileri nüks, sağkalım ve diğer bazı parametreler açısından karşılaştırılmıştır. Çalışma sonuçlarımıza göre ciddi bir yan etki görülmeden uygulanabilen ve hastalar tarafından genel olarak iyi tolere edilen NADK'nin hastaların Gleason skorları (p=0,273), PSA değerleri (p=0,145), patolojik evreleri (p=0,857), biyokimyasal nüks riski (p=0,383) ve genel sağkalım (p=0,527) üzerinde belirgin bir avantaj yarattığı gösterilememesine rağmen; cerrahi komplikasyon oranlarını arttırmadığı, postoperatif yatış sürelerinde uzamaya neden olmadığı (p=0,702), malign lenf nodu tutulumu üzerinde muhtemel olumlu etkileri olduğu ve biyokimyasal nükssüz sağkalım süresini uzattığı (p=0,040) tespit edilmiştir.