Reading the irish family from Kristeva's perspective: Lost parents, abject children and melancholy in Edna O'brien's The Country Girls, Patrick Mccabe's Breakfast on Pluto and Colm Tóibín's The Blackwater Lightship
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: KÜBRA KANGÜLEÇ COŞKUN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYTÜL ÖZÜM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Anne figürü, İrlanda kültüründe her zaman alegorik bir öneme sahiptir ve "İrlanda Ana" karakterini model alır. İrlanda topraklarındaki İngiliz sömürgesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin cinsiyetçi bir söylem üzerine kurulmasına sebep olmuş, bu söylemde İngiltere'ye sömürgeci baba, İrlanda'ya ise sömürülen kadın rolleri biçilmiştir. İrlanda kadın/toprak mecazıyla tanımlanmış ve İrlanda milliyetçileri "İrlanda Ana" simgesini yaratarak, ona tarihsel ve ideolojik anlamlar yüklemişlerdir. Ataerkil milliyetçiliğin ürünü olan "İrlanda Ana" İrlanda'nın bağımsızlık mücadelesi için ilham kaynağı olmuştur, ancak çıkışı egemen sömürge söylemine dayalı bu anne figürü İrlandalılar için baskılayıcı bir imgeye dönüşerek, özgün İrlanda kimliği yaratılmasını engellemiştir. Kimlik oluşumunun ana rahminde (semiyotik kora) başladığını ileri süren Julia Kristeva, annenin çocuğun psikoseksüel gelişiminde çok önemli olduğunu vurgular. Çocuk önce anneyi keşfetmeli sonra sembolik düzende kendi kimliğini inşa etmek için onu reddetmelidir. Çocuğun bu inkârı annenin sembolik düzenden atıldığı anlamına gelmemelidir, tam tersine Kristeva metinlerinde çocuğun öznelliği için hem semiyotik hem de sembolik unsurları bünyesinde birleştirmesi gerektiğini söyler. Ancak, ondokuzuncu yüzyıl İrlanda milliyetçileri ataerkil söylemi kullanarak, "İrlanda Ana" için imkânsız bir bakire anne imgesi yaratmış, kadının iğrenç (abject) olarak niteledikleri bedenini ataerkil düzene dâhil etme yolunu bulmuşlardır. Bu bakire anne semiyotik rahmini İrlandalı çocuklarının keşfine açamadığı için onsekiz ve ondokuzuncu yüzyıllarda oluşturulan İrlanda milliyetçiliği de sömürgeci zihniyetin kullandığı cinsiyetçi söylemde sıkışıp kalmıştır. "İrlanda Ana" nın pasif ama örseleyici etkisine ek olarak, İngiliz sömürgeci babanın baskısı ve sevgi dolu bir baba figürünün olmaması da sembolik düzende İrlanda öznelliğinin gelişimini engellemiştir. Ondokuzuncu yüzyıl itibarıyla, yitik ebeveyn ve abject çocuk motifleri İrlanda edebiyatında sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve İrlandalıların özgün bir ulusal kimlik inşası için gerek duydukları işlevsel aile arayışlarını ortaya koymuştur. Edna O'Brien'ın Kasaba Kızları (1960), Patrick McCabe'in Plüton'da Kahvaltı (1998) ve Colm Tóibín'in Denizfenerindeki Işık (1999) eserlerini inceleyen bu çalışma, sömürgeci söylemin İrlandalılar üzerindeki kısıtlayıcı etkisini, İrlandalı çocukların sömürge sonrası dönemdeki benlik arayışlarını ve annenin semiyotik dünyasını keşfedişlerini Kristeva'nın öznellik kuramıyla açıklamaya çalışır.