Türkiye'deki Paenibacillus larvae genotiplerinin tespit edilmesi ve farklı propolislerin bu genotipler üzerine antimikrobiyal etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYGÜN SCHİESSER
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): NEVİN KESKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyada insanlar tarafından en çok yetiştirilen faydalı böcek, Avrupa bal arısı Apis mellifera L.'dir. Bal arısı ürünlerinin ve arılar tarafından sağlanan polinasyonun dünya ekonomisindeki payı oldukça büyüktür. FAO istatistiklerine göre 2012 yılındaki bal üretiminin değeri 679,12 milyon dolardır. Ayrıca, birçok bitkinin meyve ve tohum oluşturması, arılarla polinasyona bağlıdır. Dünya çapındaki koloni sayısının, 2012 yılında 79,9 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Dünya çapında, koloni sayısında meydana gelen düşüş, ciddi ekonomik kayba neden olmaktadır. Yetiştirilen arı populasyonlarını etkileyen; zararlılar, patojenler, pestisitler, iklim ve yetersiz arıcılık uygulamaları gibi birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden en öldürücü olanlarından biri Amerikan Yavru Çürüklüğü (AFB) Hastalığı etkeni Paenibacillus larvae'dir. Paenibacillus larvae, bal arılarını etkileyen gram pozitif ve spor oluşturan bir bakteridir. Dirençli AFB suşlarının artması ve balda kalıntı oluşturması nedeniyle tedavi amacı ile antibiyotik kullanımı yasaklanmıştır. Bu nedenle, bilim adamları ile ar-ge firmaları AFB tedavisi için doğal bileşikleri bulma çabasındadır. Bu doktora çalışmasında, araziden toplanan örneklerden Paenibacillus larvae suşları izole edilmiş ve rep-PCR genotiplendirme yöntemi ile genotipleri belirlenmiştir. 14 propolis ekstraktının, 26 P. larvae izolatına karşı antimikrobiyal aktivitesi test edilmiştir. Genotiplendirme çalışmaları sonucuna göre, Türkiye izolatlarında iki farklı genotip (ERIC I and ERIC II) tespit edilmiştir. Sonuçlar, tüm propolis ekstraktlarının P. larvae'ye karşı farklı derecelerde antimikrobiyal etkisinin olduğunu göstermektedir. Özellikle, sırasıyla Artvin, Muğla ve Bursa propolis örneklerinin oldukça yüksek etki gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, genotiplendirme çalışmaları ile AFB epidemiyolojisinin anlaşılması ve hastalıkla savaşmada yeni stratejiler belirlenmesine ışık tutulması amaçlanmaktadır. Ayrıca propolisin, oldukça tehlikeli arı hastalıklarından biri olan AFB için alternatif bir tedavi yöntemi olabileceği ve bu bilgiler ışığında koruma, yönetme ve tedavi programları geliştirilebileceği düşünülmektedir.