Sinema sanatında gerçekçilik ve biçimcilik


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUĞRA KİBAROĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ABDULLAH KAYGI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sinema sanatının neliğine ilişkin kuramlar geliştiren düşünürlerin bir kısmı kuramlarında biçime ağırlık vererek sinemanın bir sanat dalı olabilme koşullarını biçimde ararken, diğer bir kısmı ise sinemanın gerçeklikle ilişkisine dikkat çekerek onun bir sanat dalı olabilme koşulunu gerçekliği kendine özgü yansıtışında görmektedirler. Kuramlarında biçime ağırlık veren Arnheim, Balázs, Eisenstein gibi kuramcılar, sinemanın özgün bir sanat dalı olabilme koşulunu fiziksel gerçekliğin mekanik bir kopyası olmaktan kaçınarak, onu değişikliğe uğratmasında, ona biçim vermesinde görürler. Bu anlayıştakilere göre sinemacının biçime hakim olması, onu ustalıkla kullanmayı becerebilmesi demektedir. Kuramlarının temelinde, sanatın ve dolayısıyla sinema sanatının malzemeye biçim verilmesi olduğu şeklinde bir sayıltı bulunduğu için bu düşünürlerin görüşleri –kendileri öyle olduğunu iddia etmediklerinde bile- zaman zaman sinema sanatının sinemaya özgü malzemenin ustaca kullanılmasından ibaret olduğu şeklinde anlaşılmıştır. Bazin ve Kracauer gibi, kuramlarında içeriğe, yani gerçekliğe vurgu yapan kuramcılar ise sinemanın bir sanat dalı olarak özgünlüğünün fiziksel gerçekliği olabildiğince nesnel bir şekilde seyircisine aktarabilmesinde olduğunu düşünürler. Fiziksel gerçekliği aktarma konusunda daha önce başka hiçbir sanat dalının sahip olmadığı bir nesnellik imkanına sahip olduğunu düşündükleri sinemanın, fiziksel gerçekliği olduğu gibi aktarmak suretiyle, seyircinin yüzeyin altında yatan "gerçek"e kavramasını sağlayabileceğini düşünürler. Görünüşte birbirinden oldukça farklı duran bu kuramcılardan ne biçime ağırlık verenler içeriğin önemini tümüyle inkar etmekte, ne de içeriğe ağırlık verenler biçimin önemini tümüyle inkar etmektedir. Bu durumda akla bu kuramcıların neden birbirleriyle anlaşamadığı, farklı hatta zıt kuramları savunduğu sorusu gelmektedir. Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle bu düşünürlerinin biçim, gerçek, sanat, malzeme gibi terimleri nasıl yorumladıklarının araştırılması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Sinema, Sanat, Sanat Felsefesi, Biçim-İçerik, Gerçek, Gerçekçilik, Biçimcilik