16'ncı yüzyılda feodalizmin krizi ve Osmanlı Devleti


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DOĞUKAN BAYINDIR

Danışman: ÖRSAN ÖCAL AKBULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tezde, Osmanlı'nın feodal olduğu ve Avrupa'da feodalizmin krizine ilişkin literatürde tartışılan feodalizmin krizi olgusunu deneyimlediği savunulmaktadır. Tezin özgün yanı, Avrupa'daki feodal toplumlardan ayrı bir biçimde, feodalizmin krizinin, farklı mekân ve zaman dilimlerinde ortaya çıkan tarihsel bir olgu olduğunun örneği olarak Osmanlı devletinde feodalizmin krizi olgusunun sorun haline getirilmesidir. Feodalizmin krizi, şu parametrelere bakılarak değerlendirilmektedir: Nüfus artışıyla birlikte toprak/emek oranının azalması, yeni ve görece verimsiz topraklara doğru genişleme durumu, toprakların parçalanması ve üretim için gerekli materyallerin zayıflaması olgusu. Osmanlı feodalizmini krizi, bahsedilen parametreler temelinde değerlendirilmektedir. Osmanlı feodalizminin krizi, feodalizmden çıkış biçiminde değil feodalizmin değişimi şeklinde sonuçlanmıştır. Bunun nedeni, toplumsal mülkiyet ilişkileri modelinde ifade edildiği üzere toplumun sınıf yapısıdır. Toplumsal mülkiyet ilişkilerinin oluşturduğu bağlamda, toplumsal sınıfların mücadelelerinin dinamik ve dönüşen yapısının bir ifadesi olarak sınıf yapısı, tarihsel bir gösterge niteliğindedir. Nitekim, on altıncı yüzyılda feodalizmin krizi süresince, Osmanlı sınıf yapısı değişim geçirmiştir. Osmanlı'daki köylü-tımar sahibi-devlet üçlüsünde, tımar sahibinin yerini kapıkullarının aldığı ve devletin yönetiminde kapıkullarının ağırlığının hissedildiği bir dönemin başladığı savunulmaktadır. Köylünün geçimlik üretime yönelik konumunun devamlılık gösterdiği ifade edilmektedir.