Kardiyoverter defibrilatör implantasyonu yapılan kalp yetmezliği hastalarında psikososyal uyumun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İç Hastalıkları Hemşireliği A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARNEL BÖKE

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): LEYLA ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışma implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (İKD) implantasyonu yapılan kalp yetmezliği hastalarında psikososyal uyumun değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara'da Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Sağlık İşletmesi'nde pil kontrol ünitesine rutin kontrolleri için gelen 74 hasta oluşturmuştur. Çalışmanın verileri ?Hasta Bilgi Formu? ve ?Hastalığa Psikososyal Uyum Öz Bildirim Ölçeği (PAIS-SR) ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü anova, korelasyon katsayısı ve post hoc testleri kullanılmıştır. Hastaların çoğunluğunun (%85.1) erkek, %63.5'inin 51 yaş ve üzerinde, %52.7'sinin emekli ve ekonomik durumunun orta olduğu saptanmıştır. Hastaların %50'sinin kalp yetmezliği süresi 5 yıl ve altında olup, ejeksiyon fraksiyonu (EF) ortalamaları 24.56±6.19'dur. Hastaların %81.1'ine İKD, primer koruma nedeniyle takılmış ve %52.7'sinin İKD sonrası korku yaşadığı bulunmuştur. Çalışmada, İKD implantasyonu yapılan kalp yetmezliği hastalarının PAIS-SR toplam puan ortalaması 53.28±18.89 olup, %56.8'inin kötü uyum düzeyinde olduğu ve en fazla etkilenen alanların sağlık bakımına oryantasyon, mesleki çevre ve seksüel ilişki olduğu saptanmıştır. Sosyal desteği olmayan, sosyoekonomik düzeyi, EF'si ve kalp yetmezliği fonksiyonel sınıfı düşük olan, fazla ilaç kullanan, tıbbi durumunu kötü olarak algılayan, İKD implantasyonu sonrası korku yaşayan ve inkar etme/reddetme tutumu sergileyen ailelere sahip hastaların psikososyal uyumlarının kötü olduğu belirlenmiştir. Ayrıca psikososyal uyum ile ilaç sayısı, fonksiyonel sınıf ve şok alma sayısı arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır (p<0.05).