Robert Kolej'de öğrenim gören Türk öğrenciler üzerine prosopografik bir çalışma (1863-1971)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF EVRİM ŞENCAN GÜRTUNCA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): FATMA ACUN
Özet:Amerika'nın okyanus ötesi uzak bir ülkede açtığı Robert Kolej'de, 1863-1971 yılları arasında okuyan Türk öğrencilerin grup halinde incelenmesi tezin konusunu teşkil etmektedir. İyi tanımlanmış bir grubu teşkil eden bu öğrencilerin grup hareketi ve içinde yaşadığı Osmanlı ve Cumhuriyet toplumlarına sağladığı katkıların ortaya konulması tezin amacını teşkil etmektedir. Çalışmada, başlıca öğrenci dosyaları ve mezun kayıtlarından oluşan arşiv belgeleri kullanılmıştır. Belgelerden derlenen bilgiler, özel olarak geliştirilmiş PROSOPO isimli veritabanına girilmiştir. Toplamda, 5.120 öğrenciye ait 52.310 adet belge depolanarak büyük bir veritabanı oluşturulmuş ve sorgulamalar bu veritabanı üzerinden yapılmıştır. Tarihte yaşamış bir grup aktörün, bizim durumumuzda Robert Kolej'de okuyan Türk öğrencilerin, ortak geçmişlerinin topluca incelenmesi olan prosopografi metodu kapsamında sistem analizi yapılmıştır. Kolej'in bütün olarak ele alındığı sistem yaklaşımında, Osmanlı ve Cumhuriyet toplumları çevreyi, öğrenciler girdileri, Kolej eğitimi işlem sürecini, mezunlar çıktıları ve mezun yakınları da geribildirim sürecini oluştururken, sistemin de unsurlarını teşkil etmiştir. Sistemin girdileri çıktıları ile karşılaştırılarak, elde edilen neticeler, işlem süreci ve çevresel şartlarla açıklanmıştır. Elde edilen neticeler şunlardır: Kolej'e giren öğrencilerin yani girdilerin sayısının çok fazla olmasına rağmen, mezunların yani çıktıların sayısı çok azdır. Osmanlı döneminde sisteme giren Türk öğrencilerin sadece %1,09'u, Cumhuriyet döneminde ise sadece %14,16'sı mezun olmuştur. Öğrencilerle mezunlar arasındaki bu sayısal uçurum, büyük ölçüde, sistemin işlem sürecini teşkil eden Kolej eğitiminin ağır ve sıkı olmasıyla açıklanmıştır. Bir misyoner okulu olarak kurulması ve aynı taviz vermez disiplinle eğitime devam etmesi, Kolej'in başlangıcından sonuna kadar sıkı sıkıya sarıldığı eğitim değeridir. Bu eğitim sistemine ayak uyduramayan ve kurallara uymayan öğrenciler sistem dışına çıkarılmıştır. Diğer bir açıklama da, İmparatorluk olan Osmanlı'dan, ulus devleti olan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde yaşanan siyasi, sosyal ve kültürel olaylardır. Robert Kolej'in verdiği modern ve kaliteli eğitim ve özgür düşünceyle, öğrencilerin kişiliklerinin ve özgüvenlerinin gelişmesine dayalı eğitim prensipleri, az sayıda fakat üstün kaliteli mezunların yetişmesine yol açmıştır. Bu mezunlar üst düzey meslekleri icra ederek ve alanlarında pek çok ilki gerçekleştirerek, içinde yaşadıkları Osmanlı ve Cumhuriyet toplumlarına hizmet etmişlerdir. Kolej, ağırlıklı olarak üst sosyal tabakaya dahil ailelerden gelen öğrencilerin eğitim aldığı ve bu grupların kendilerini yeniden ürettikleri yer olurken, daha az oranda ise ortanın altı ve alt sosyal tabakadan öğrencilere, üst tabakaya geçme fırsatı vermiştir. Osmanlı döneminde uluslararası karakterde olan Kolej, Cumhuriyet döneminde yabancı okullara getirilen düzenlemelerle birlikte ulusal bir nitelik kazanarak Cumhuriyet'in bir kurumu haline gelmiş, 1971 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi'ne dönüştürülmüştür.