1980 sonrası Türk romanında karşı-ütopya
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEDA ÇAKMAK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SIDDIKA DİLEK YALÇIN ÇELİK
Özet:İlk örneği Antik Çağ'da Platon'un Devlet adlı eserine kadar uzanan ütopya Avrupa'nın Orta Çağ'ın baskıcı anlayışını terk ettikten sonra Rönesans, Reform ve Aydınlanma Çağı'nı yaşamasıyla varlık gösterir. Bu anlamda yazını yapısal özelliklerine kavuşturan isim Thomas More'dur. Thomas More'un Ütopya'sını Campanella'nın Güneş Ülkesi ve Francis Bacon'un Yeni Atlantis'i izler. Türk edebiyatında ütopya yazını ise Osmanlı Devleti'nde siyasi istikrarsızlığa çözüm arayışlarının başladığı Tanzimat Dönemi'nde başlar. Tanzimat Dönemi'nin önde gelen isimleri Ziya Paşa ve Namık Kemal'den başlayarak Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarına kadar Yakup Kadri, Halide Edip gibi Türk edebiyatının önemli isimleri bu türde eserler kaleme almıştır. 19. yüzyılın sonunda yaşanan sanayi devriminin getirdiği olumsuzluklarla ütopya yazını farklı bir eksene geçer ve 20 yüzyılın ilk yarısında karşı-ütopya türünün başarılı örnekleri görülür. I. ve II. Dünya Savaşları, SSCB'nin baskıcı yönetimi, soğuk savaş gibi Avrupa'nın yakın tarihine iz bırakan olayların sonucunda mevcut durumun düzen değiştirilmezse ne kadar kötü olabileceğini geleceğe taşıyarak anlatan bu eserlerin en bilinen örnekleri Zamyatin'in Biz'i, Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünyası ve George Orwell'ın 1984'üdür. Türk edebiyatında karşı-ütopya örnekleri 1980 sonrasında görülmeye başlanır. Bunun da yine toplumun yaşadığı sosyal ve siyasi süreçlerin etkisiyle gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Yaptığımız çalışmada Türk edebiyatında 1980 sonrasından 2015'e kadar geçen sürede karşı-ütopya yazınına ait romanları inceleme konusu olarak ele aldık.