Türkiye'de yaşayan İranlı sığınmacı ve mülteci kadınlarda kaygı düzeyi ve kaygıyı etkileyen faktörler
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Hizmet A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYTAK NAMDAR
Danışman: Reyhan Atasü Topcuoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre dünya genelinde mültecilerin sayısı 65 milyonu aşmış durumdadır. Bir topluluk olarak bu nüfus dünyada ki pek çok ülke nüfusundan fazladır. Göç, günümüzde tüm dünyada ekonomik, toplumsal, siyasal düzeyde önemli gündem maddelerinden birini oluşturmaktadır. Göç, zorunlu veya gönüllü, kitlesel veya bireysel, iç veya dış olarak sınıflandırılabilmektedir. Göçün sebebinin bilinmesi, göç nedenlerinin zorunluluğu insanların coğrafi/ mekânsal yer değişikliği pek çok disiplinin bir arada çalışması ile anlamlı bir yapıya bürünecektir. Sosyolojik bakış açısıyla göç kavramı incelendiğinde bunun etnik veya ırka dayalı olup olmadığı, yaşanılan ülke içerisinde yaşanan cinsiyetçi baskı uygulamaları, yasaklar, kılık-kıyafet yönetmelikleri, statüleriyle ilgili sorunlar gibi toplumsal sebeplerinde kişilerin mekânsal yer değişimi tercihinde etkin olduğu söylenebilir. Bu anlamda Alman sosyolog Ulrich Beck 'risk toplumu' kuramını tanımlamış ve modernleşme ile toplumlar arasında daha önce var olmayan sorunların varlığından bahsetmişti. Beck'e göre modernlik rastgele yaşanmaktadır. Modernleşme beraberinde Doğu toplumlarında gündelik hayatın kuralları olarak tanımlanan geleneklere karşı rahatsızlık doğurmuş, sorun olarak düşünülmeyen kavramlar bireysel özgürlüklerin önünde engel teşkil etmeye başlamıştır. İncelenecek konu özelinde İranlı kadınların İran'da önemli bir sosyo-politik konu olduğu bilinmelidir. İranlı kadınların başörtüleri, bisiklete binme hakları, araba kullanma hakları, giyim kuralları, flört etme yasağı sadece kendi ülkelerinde değil tüm dünyada takip edilen konular olmuşlardır. Sosyo-politik süreç İranlı kadınların göçmenlik durumuyla ilişkilidir. Bu anlamda Türkiye, İranlı kadın mülteciler için kolay ulaşılabilir, vizesiz geçiş yapılabilir ve bireysel özgürlüklerin yaşanılabildiği bir ülke olarak tercih edilebilir olmuştur. Çalışmamızda göç, göçmenlik, mültecilik, iltica kavramları tanımlandıktan sonra hukuksal çerçevesi açıklanacaktır. Türkiye'de yaşayan İranlı kadın sayısı, ekonomik durumları, Türkiye'de yaşarken karşılaştıkları kaygı ve endişeler birebir görüşme yöntemi ve literatür taramasıyla tespit edilip açıklanacaktır. Uygulanacak anket formlarında cevap aranacak sorunlar; İranlı kadın mültecilerin demografik yapıları, ülkelerinden göç etme sebepleri, Türkiye'de yaşadıkları sorunlar, kaygı ve endişe durumları olacaktır. Sonuçlar SPSS istatistik analiz yöntemiyle değerlendirilip anlamlı veriler elde edilip yorumlanacaktır