Fıchte'de öznelerarasılık ve beden sorunu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANAN BEKTAŞ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ÇETİN TÜRKYILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Geleneksel felsefede, özellikle de Ortaçağ felsefesinde ?aşkın? bir tarzda varolduğu düşünülen özne kavramı, 17. yüzyılla birlikte günümüzde kullanılan anlama yakın bir biçimde ?Ben? olarak düşünülmüş, Descartes'ın felsefesini cogito (düşünüyorum) ile başlatmasıyla ussal ve kurucu bir varlık haline gelmiştir. Fichte Descartes ve Kant'ın yalıtılmış bir bilinç olarak aldığı özne kavramını değiştirmek, insan özgürlüğüne yer açmak ve böylece özneyi doğanın belirleniminden kurtarmak için tamamen özneden hareket eden -bunu da öznelerarasılık temelinde yapan- yeni bir felsefe geliştirmiştir. Bu yeni özne, teorik olmaktan çok pratik aklın en yüksek ilkesidir ve düşünen bir varlık olmaktan çok eyleyen bir varlıktır.Fichte'ye göre özne (Ben), hem sınırlar koyan hem de bu sınırları aşan bir varlık olarak kendisini, kendi karşısına koyduğu (Gegen-Stehen) nesnel bir dünyayı etkin bir şekilde dönüştüren bir varlık olarak bulmuştur. Böylece o, etkinlik olarak, ?Ben-olmayan?la, maddi dünyayla sınırlandırılmıştır. Ancak Benin kendisini kavraması aynı zamanda kendisini bir çokluğun, bir bütünün parçası olarak görmesini de belirtmektedir. Buna göre özgürlük bilinci ve özbilinç, öznenin tek başına ulaşabileceği bir şey olmayıp, öznelerarası bir dolayımdan geçerek oluşmaktadır. ?Çağrı? ve ?tanıma-kabul etme? (Anerkennung) kavramlarında temellenen öznelerarasılık maddi bir bedene de ihtiyacı gündeme getirmekte ve ?Ben? ancak dış dünyada maddi bir beden olarak ortaya çıktığı sürece diğer benler tarafından tanınıp kabul edilmektedir.Buna göre Fichte, öznenin yalıtılmış bir biçimde ele alındığı Descartes ve Kant düşüncelerinde görülemeyen öznelerarasılık ve beden düşüncesinin öncüsü olmuştur. Bu düşünceleriyle o, felsefe tarihinde kendisinden sonra gelen, özellikle de Husserl, Heidegger, Sartre ve Merleau-Ponty gibi fenomenoloji akımına dahil edilebilecek filozofların düşüncelerini öncelemiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı Fichte'nin özellikle öznelerarasılık ve bedene ilişkin söylediklerinin ayrıntılı bir araştırması ve bu yolla hem onun Descartes ve Kant'tan farkının ortaya koyulması hem de Fichte ile fenomenoloji arasındaki bağlantının açığa çıkarılmasıdır.Anahtar Sözcükler: Özne, Özbilinç, Öznelerarasılık, Beden, Etkinlik, Çağrı, Tanıma-Kabul etme