Corporeal and trans-corporeal reflections in Angela Carter's The Passion of New Eve and Jeanette Winterson's The Stone Gods
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: KERİM CAN YAZGÜNOĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYTÜL ÖZÜM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, (toplumsal) cinsiyetçi bedenlerin bedensel ve beden-ötesi cisimci kavramlaştırılma bağlamında Angela Carter'ın The Passion of New Eve ile Jeanette Winterson'ın The Stone Gods adlı romanları incelemektir. Bu romanlar, çevreyle bağlantılı olarak cinsiyetçi bedenlerin maddeselliğinin önemini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, başlangıçta, bedensellik ve beden-ötesi cisimcilik kavramları çalışılacak romanlar için bir çerçeve oluşturması amacıyla açıklanacaktır.Çalışmanın giriş bölümünde bedensel feministlerin bedenlere yaklaşımları toplumsal cinsiyet edimselliği ile birlikte incelenmektedir. Daha sonra, bedenin nasıl beden- ötesi bir yöne evrildiği tartışılmaktadır. Yeni maddeci ve maddesel feministler, bedenin nasıl maddeleştiğini ve bedenin fiziksel çevrelerden ve insan olmayan ?şeyler?den bağımsız olmadığı fikrini açıklamaktadır.Birinci bölüm, Angela Carter'ın The Passion of New Eve romanındaki bedenlerin nasıl oluşturulduğunu ve bu bedenlerin cinsiyet edimselliği ile nasıl cinsiyetçi hale geldiğini incelemektedir. Bu eser, toplumsal cinsiyetin ve bedenin sosyokültürel bir yapı olduğunu vurgulayarak bedenin diğer söylemsel güçlerden ayrı düşünülemeyeceğini ileri sürmektedir.Tezin ikinci bölümü ise, 21. yüzyıldaki biyoteknolojiler, biyogenetik ve bilgi teknolojileri sayesinde bedenin artık tutarlı, sabit ve pasif bir ontolojiye sahip olmadığı, aksine insan ve insan olmayan diğer bedenlerle içten-etkiyen bir küme olduğunu tartışmaktadır. Bu nedenle, beden, siborg, toksik ve göçer olmaktadır. Yeni maddeci feministler, bedenlerin, eyleyici gerçekçiliğin posthümanist edimselliği sayesinde posthüman ve beden-ötesi cisim olarak nasıl oluştuğunu ve bedenin madde olarak canlı, eyleyici, içten-etkin, ilişkisel, aktif ve eyleyen olduğunu incelemektedirler. Jeanette Winterson'ın The Stone Gods romanı, bu bağlamda, analiz edilecektir.Çalışmada bu romanların bedensel sınırların aşındığı ve belirsizleştiğini ve insan bedeninin fiziksel çevreye bağlı olarak akıcı, çok türlü ve çoğulcu olduğunu ileri sürdükleri sonucuna varılmaktadır.