Tip 2 Diyabetli Obez Kadınlarda Serum Fetuin-A Düzeyi Ve Diyetin İnflamatuar Yükü Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KADRİYE TOPRAK

Danışman: Aylin Ayaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma diyabetik obez kadınlarda diyet inflamatuar yükü ile tip 2 diyabet riski arasındaki ilişkiyi araştırmak, bu ilişkide serum fetuin-A'nın olası rolünü incelemek ve tip 2 diyabet riski üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşları 30-50 yıl arasında değişen, beden kütle indeksi (BKİ) 30-35 kg/m2 arasında olan gönüllü obez diyabetli kadın (vaka:40) ve diyabeti olmayan obez kadın (kontrol:40) olmak üzere toplam 80 kişi üzerinde yürütülmüştür. Vaka ve kontrol grubunun genel beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite durumları, bazı biyokimyasal ve inflamasyon parametreleri, beslenme durumları ve diyetlerinin inflamatuar yükü karşılaştırılmıştır. Diyetin inflamatuar yükünü tespit etmek için diyet inflamatuar indeksi (Dİİ) kullanılmıştır. Bireylerin Dİİ puanları miktarlı besin tüketim sıklığı anketi ile hesaplanmıştır. Bireylerin serum fetuin-A düzeylerinin yanında IL-6, hs-CRP ve TNF-α gibi inflamatuar belirteçleri de analiz edilmiştir. Bireylerin Dİİ puanları ortalaması vaka ve kontrol grubunda sırasıyla; 0,340,84 ve -0,260,90 olarak saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki bireylerin fetuin-A (66,5214,87mg/dL), IL-6 (45,4443,32 pg/mL) ve TNF-α (3,251,50 pg/mL) düzeyleri kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Diyetin inflamatuar indeks puanları ile vaka grubundaki bireylerin serum HbA1c, fetuin-A, IL-6 ve hs-CRP; kontrol grubundaki bireylerin serum IL-6 ve hs-CRP değerleri arasında arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki bireylerin Dİİ puanları ile diyetle alınan çoklu doymamış yağ asidi, omega-3 ve omega-6 yağ asitleri arasında düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; vitaminlerden A vitamini, E vitamini, tiamin, niasin, B6 vitamini ve folik asit; besin bileşenlerinden ise karoten arasında düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur (p<0,05). Yüksek Dİİ puanlarının (yüksek pro-inflamatuar diyet tüketen) tip 2 diyabet gelişim riskini 2 kat arttırdığı bulunmuştur (OR=2.043; %95 GA: 0.955, 4.371, p=0.066). Yüksek serum fetuin-A düzeylerinin ise tip 2 diyabet gelişim riskini 1,2 kat arttırdığı belirlenmiştir (OR=1.155; %95 GA: 1.030, 1.296, p=0.014). Serum fetuin-A ve hs-CRP'nin, Dİİ ve HOMA-IR arasındaki ilişkide önemli bir aracı rolüne sahip olduğu saptanmıştır [sırasıyla; β=0,371 (%95 GA:-0,029-0,770), β=0,424(%95 GA:-0,007-0,856)]. Araştırma sonuçları, Dİİ'nin diyetin inflamatuar yükünü belirlemede etkili bir indeks olduğunu, Dİİ ile ölçülen proinflamatuar bir diyetin artmış inflamatuar belirteçler aracılığıyla glukoz metabolizmasını, özellikle insülin direncini etkilediğini ve tip 2 diyabete neden olduğunu göstermektedir. Ayrıca, fetuin-A'nın insülin direncini indükleyerek diyet ve tip 2 diyabet arasında önemli bir parametre olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, Dİİ'nin farklı popülasyonların diyet inflamatuar yükünü hesaplamada ve diyabet dahil inflamasyonla ilişkili-kronik hastalık riskinin azaltılmasında ve diyet yaklaşımlarında önemli bir parametre olacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, fetuin-A'nın insülin direnci üzerindeki etkilerini ve diyet ile tip 2 diyabet arasındaki aracı rolünü araştırmak için geniş örneklem büyüklüğüne sahip ileriye dönük uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır.