Cyberknife robotik radyocerrahi cihazında farklı anotomik yerleşimli tümörlerde gonadların aldığı dozun belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Klinik Onkoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖZDE DÜĞEL
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ABDULLAH FARUK ZORLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Stereotaktik radyocerrahinin amacı çok sayıda dar, kolime edilmiş ışın demetlerini kullanarak yüksek fraksiyon dozlarını tek seferde veya en fazla beş fraksiyonda uygularken çevre dokuların minimum doz almasını sağlamaktır. Bu tekniğin en gelişmiş şekli Cyberknife robotik radyocerrahi sistemidir. Bu sistem izosentrik tedavi cihazlarından farklı olarak eşdüzlemli olmayan ve non-gantry yaklaşımı ile vücudun her noktasından geçebilecek tarzda tedavi yapabilmektedir. Bergonié ve Tribondeau yasasına göre radyasyona karşı en duyarlı doku gruplarından biri olan gonadların saçılan dozların dışında primer demetten etkilenme olasılığı vardır. Cyberknife cihazında tedavi gören hastalarda gonadların ne düzeyde doz aldıklarının belirlenmesi çalışmanın esas amacıdır. Çalışmada ilk olarak ölçümlerde kullanılacak termolüminesans dozimetre (TLD) ve film dozimetre sistemlerinin kalibrasyonu yapılmıştır. Ölçümler hem hasta üzerinde hem de rando fantom üzerinde yapılmıştır. Rando fantomun ve tedaviye giren hastaların bilgisayarlı tomografi görüntüleri çekilerek planlama bilgisayarına aktarılmıştır. Fantomda kranyum, toraks ve pelvis bölgelerinde sık kullanılan organ patolojileri varsayılarak kitleler çizilmiş planlamaları yapılmıştır. Aynı şekilde tedaviye giren hastaların bilgisayarlı tomografi görüntüleri çekilerek lezyonlar ve kritik organları çizilmiş, planlamaları yapılmıştır. Over ve testis dozları termolüminesans ve film dozimetre, iyon odası ve tedavi planlama sisteminin (TPS) verileriyle ölçülmüştür.Sonuçlar karşılaştırıldığında TPS ile uyumlu olan TLD'lerin daha iyi sonuç verdiği, serviks hastası dışında tüm over dozları sterilite için gerekli dozun altında kaldığı, en yüksek testis dozunun prostat olgularında gözlemlendiği ancak kalıcı sterilite için gereken dozdan düşük olduğu sonucuna varılmıştır.