Kas dokusu tamirinde çözünebilir faktörlerin gen ifadesinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU ÖZDEMİR

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): YUSUF ÇETİN KOCAEFE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İskelet kasının işlevsel birimi olan kas lifi kas öncülü hücrelerin, füzyonu ile oluşmuş çok çekirdeğe sahip özelleşmiş yapılardır. Bu yapının tamiri ve sürekliliği, satellit hücreler tarafından sağlanır. Satellit hücre aktivasyon kapasitesi bazı durumlarda yeterince gerçekleşememektedir. Satellit hücrelerin uyarılmasını sağlamak üzere çeşitli çözünebilir faktörlerin ilaç olarak kullanımı bir tedavi yaklaşımı olarak kabul edilmektedir. Bilinen faktörlerin bu amaçla klinik kullanım için yetersiz olması nedeniyle yeni faktörlerin tanımlanmasına ihtiyaç vardır.Bu çalışma kapsamında, kas embriyogenezinin in vitro modeline ait transkriptom verilerinden yola çıkarak, bir biyoinformatik çalışması yapılmış ve deneysel olarak incelenmek üzere farklılaşma ve tamirde rol oynadığı öngörülen yedi çözünebilir faktör adayı seçilmiştir. Bu faktörler, AEBP1, pleiotrophin, periostin, inhibin beta-b, amphiregulin, proliferin ve pappaliysin 2'dir. Bu faktörlerin mRNA düzeyinde ifade analizlerinin yapılabilmesi için kas farklılaşması ve akut kas hasarı tamir sürecini modelleyen birbirinden bağımsız üç deney sistemi kullanılmıştır. Bunlardan birincisi, biyoinformatik çalışmasına da konu olan C2C12 fare miyoblast hücre hattı farklılaşma süreci, ikincisi sıçan primer miyoblast farklılaşma süreci, üçüncüsü de bir in vivo model olarak kardiyotoksin ile oluşturulan deneysel akut kas hasarı modelidir.Bu çalışma sonucunda seçilen yedi faktörden AEBP1, periostin ve pleiotrophin'in miyoblast farklılaşması ve aynı zamanda akut kas hasarı tamiri sürecinde istatistiksel olarak anlamlı ifade artışı saptanmıştır.Bu sonuçlar, üç çözünebilir faktörün kas onarımında etkin olduğu öngörüsünü destekler nitelikte olup daha ayrıntılı işlevsel çalışmalar için dayanak oluşturmaktadır. Bu verilerin protein düzeyinde doğrulanması ile işlevsel çalışmalara devam edilmesi planlanmaktadır.