Foucault'nun iktidar ve özne kavramlarından hareketle "namus cinayetleri" üzerine bir çalışma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ BAL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): NAZİLE KALAYCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı, Türkiye örneği üzerinden giderek namus cinayetleri olgusunu tartışmaktır. Bu tartışma boyunca namus kavramı etrafında oluşan söylemlerin namus cinayetlerine nasıl sebep oldukları, bu söylem biçimlerinin analiziyle mümkün görünmektedir. Bu nedenle Foucault'nun düşünceleri bu söylem biçimlerinin oluşumlarını açıklamak bakımından gerekli görülmüştür.Çalışmanın ilk bölümünde Türkiye'de namus cinayetleri etrafında kurulan en temel söylem biçimleri, meşru-siyasi söylem, feminist söylem ve hukuk söylemi oluşum biçimleri ve amaçları bakımından ele alınmaktadır. Burada amaç birbirleriyle çatışan ve kesişen bu söylemlerin namus kavramını ve kadın bedenini nasıl kurduklarını göstermektir.İkinci bölümde adı geçen üç söylem biçiminin, Foucault'nun düşüncelerinden yola çıkarak siyasi anlamda nasıl kurulduklarına bakılmaktadır. Foucault açısından bakıldığında bu tür söylemlerin belirli oluşum biçimleri bulunmaktadır ve namus cinayetleri etrafında kurulan yapının siyasi analizi Foucault'nun özne, iktidar ve dispositifler hakkındaki düşünceleriyle açıklık kazanmaktadır.Üçüncü bölümde namus cinayetleri olgusu, Türkiye'deki kuramsal yaklaşımlar açısından değerlendirilmektedir. Foucault'nun söylemlerin tarihleri olması gerektiği düşüncesinden yola çıkarak, namus kavramını ve namus cinayetleri olgusunu tarihsel anlamda analiz eden kuramlara yer verilmektedir. Böylece namus cinayetlerinin günümüzde aldığı biçim ve namus kavramının tarihsel anlamda ataerkillik dolayımından geçerek nasıl içselleştirildiği gösterilmeye çalışılmaktadır.Çalışmanın sonunda, namus cinayetlerinin uzun vadede ortadan kaldırılmasının ataerkil düşünce sistemiyle mücadele etmekten geçtiği ve bu konuda öncelikle değişmesi gereken temel noktaların neler olabileceği üzerinde durulmaktadır.