Emotional and functional attitudes of native speakers towards Gagauz as an endangered language


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dilbilimi A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: GÜLİN DAĞDEVİREN KIRMIZI

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SAKİBE NALAN BÜYÜKKANTARCIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma temel olarak dil tutumları tehlikedeki diller bağlamında incelemektedir. Tehlike altındaki bir dil olan Gagauzca duygusal ve işlevsel tutumlar açısından incelenmiştir. Bu amaçla Gagauz konuşucuların Gagauzca ve Rusçaya karşı olan tutumları araştırılmıştır. Konuşucu tutumlarından ayrı olarak, günlük hayattaki dil kullanımları da bu araştırmada incelenmiştir. Bu çalışmada kişisel bilgi formu ve tutum anketinden oluşan basılı bir anket kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu katılımcıların belli bağlamlardaki dil kullanımları, dil yeterlik seviyeleri, aile üyelerinin dil hâkimiyetleri gibi konulardan oluşan 19 maddeyi içermektedir. Veri toplama aracının ikinci bölümü Gagauzca ve Rusçayı duygusal ve işlevsel tutumlar açısından karşılaştırmak için düzenlenmiş 22 maddeden oluşan bir tutum ölçeğini içermektedir. Ölçek ve form iki dilde de hazırlanmıştır. Veri toplama süreci 2014 yılının Ocak ayında gerçekleştirilmiştir. Anket Gagauzya Özerk bölgesinde yaşayan 137 katılımcıya uygulanmıştır Sonuçlar göstermiştir ki katılımcıların duygusal tutumları Gagauzca için daha yüksek iken, işlevsel tutumlar açısından Rusçaya karşı daha olumlu tutumları vardır. Bu çalışmanın yaş, cinsiyet ve yerleşim yerinin dil tutumları ve kullanımları üzerindeki rolü de incelediği düşünüldüğünde görülmektedir ki yaş ve yerleşim yeri etkilidir. Özellikle genç yaş grubundaki katılımcıların Rusçaya karşı daha olumlu tutumları olduğu görülmektedir. Ayrıca köylerde yaşayan katılımcıların Gagauzcaya karşı daha olumlu tutumlara sahip oldukları bulunmuştur. Benzer şekilde dil kullanımlarının da bu dillere karşı olan tutumlarla paralel olduğu görülmüştür. Son olarak bu çalışma tehlikedeki diller üzerine giderek artan araştırmalara duygusal ve işlevsel tutumlar arasındaki ilişkiyi araştırarak katkıda bulunmayı amaçlamıştır.