Sol Dal Uyarımı ya da Biventriküler Uyarım ile Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi Yapılan Düşük Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği Hastalarının Uzun Dönem Sonuçlarının Karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FADAN HAJIZADA
Danışman: Uğur Canpolat
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (KRT), düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (DEFKY) olan uygun hastalarda morbidite ve mortaliteyi azaltan kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. Geleneksel biventriküler uyarım (BiVP) yönteminin yanıtsızlık oranlarının yüksekliği ve elektrot ilişkili komplikasyonları, fizyolojik ileti sistemi uyarımı yöntemlerine olan ilgiyi artırmıştır. Sol dal alanı uyarımı (LBBaP), bu yöntemlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, DEFKY tanısıyla KRT uygulanan hastalarda LBBaP ve BiVP yöntemlerinin uzun dönem klinik, elektrokardiyografik ve ekokardiyografik sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya, Ocak 2017-Temmuz 2024 tarihleri arasında KRT implantasyonu yapılan 271 DEFKY hastası (203 BiVP, 68 LBBaP) dahil edildi. Hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, işlem detayları, komplikasyonları ve takip verileri hastane kayıt sisteminden elde edildi. Gruplar, bazal özellikler, işlem sonrası elektriksel parametreler, 6. ay ve uzun dönem ekokardiyografik yanıt, hastaneye yatış ve tüm nedenlere bağlı mortalite açısından karşılaştırıldı. Sağkalım analizi için Kaplan-Meier yöntemi ve prognostik faktörlerin belirlenmesi için Cox regresyon analizi kullanıldı. LBBaP grubunda işlem sonrası QRS süresi (144±18 ms vs. 153±22 ms; p=0,005) ve X-ray dozu (124 vs. 244 Gr; p<0,001) BiVP grubuna göre anlamlı olarak daha düşüktü. Altı aylık takipte, LBBaP grubunda NYHA fonksiyonel sınıfında daha belirgin iyileşme (p=0,006), daha yüksek sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) (37,7±10,8% vs. 33±10,6%; p=0,005), daha az orta ve ciddi mitral yetmezliği (p=0,005), daha düşük hastaneye yatış oranı (%22,6 vs. %36,7; p=0,042) ve daha düşük tüm nedenlere bağlı ölüm oranı (%2,9 vs. %10,8; p=0,047) saptandı. Ortanca 41 aylık takip süresinde, iki grup arasında uzun dönem genel sağkalım açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,289). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde, tüm nedenlere bağlı mortalitenin bağımsız öngördürücüleri olarak bazal eGFR'nin <60 ml/dk/1.73 m² olması (HR: 2,495; p<0,001) ve ilk 6 ay içinde hastaneye yatış (HR: 1,915; p=0,010) belirlenirken, KRT uygulama yönteminin (LBBaP vs. BiVP) sağkalım üzerinde bağımsız bir etkisi saptanmadı. Çalışmamız, LBBaP'nin BiVP'ye kıyasla daha üstün kısa dönem elektriksel ve ekokardiyografik iyileşme sağladığını ve ilk 6 aydaki hastaneye yatış ve ölüm oranlarını düşürdüğünü göstermiştir. Ancak bu kısa dönemdeki üstünlük, uzun dönem genel sağkalım avantajına dönüşmemiştir. Uzun dönem prognozu belirleyen temel faktörlerin, KRT yönteminden ziyade hastanın bazal böbrek fonksiyonları ve erken dönemdeki klinik stabilitesi gibi hasta ilişkili özellikler olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kardiyak resenkronizasyon tedavisi, sol dal alanı uyarımı, biventriküler uyarım, kalp yetersizliği.