Nietzsche'nin Sokrates hakkındaki düşünceleri bağlamında "Sokrates problemi"ne bakış
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EBRU AYDIN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): CEMAL GÜZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin amacı "Sokrates problemi"ni Nietzsche'nin Sokrates hakkındaki görüşleri bağlamında ele almaktır. Bu çalışmanın I. Bölüm'ünde Sokrates problemi genel olarak takdim edilmiştir. Bu meselenin esası özetle şudur: Sokrates'in kendi fikirlerinin ne olduğunun belirlenmesi güçlüğü. Problemin temel sebebi ise şudur: Sokrates kendi fikirlerini yazmamıştır. Onun fikirleri hakkında elimizde üç kaynak var: Ksenophon'un Sokrates hakkında yazdıkları (Memorabilia, Symposion ve Apologia), Platon'un diyalogları ve Aristophanes'in Bulutlar adlı piyesi. Bu üç kişi Sokrates'i şahsen tanıdıkları için doğrudan şahit kabul edilebilirler. Ancak bu üç yazar Sokrates'i farklı şekilde anlatmıştır. Eğer sadece Platon'un diyaloglarını esas alacak olursak, buradan Sokrates'in büyük bir filozof olduğu izlenimi oluşur. Hâlbuki Ksenophon'un eserlerinde Sokrates günlük ahlaki meselelerle uğraşan sıradan bir diyalektikçi (münakaşacı) olarak tasvir edilmektedir. Aristophanes ise Bulutlar adlı komedisinde, Sokrates adıyla genel olarak filozof tipini alaya almaktadır. I. Bölüm'de Platon'un eserlerinde ileri sürülen fikirlerin Sokrates'e değil, Platon'un kendisine ait olduğunu (Apologia ve Kriton hariç), zira bu diyaloglarda Platon'un fikirlerini yüksek bir metafizik sisteme doğru devamlı geliştirdiği belirtildi. Platon diyaloglarını yazmaya başladığı zaman Sokrates çoktan ölmüştü. "Ölmüş olan" Sokrates fikirlerini zamanla nasıl geliştirebilir? Açıktır ki ölmüş bir kimsenin fikirleri gelişmez. Bu sebeple Platon'un diyaloglarında ifade edilen fikirlerin Sokrates'e değil de, Platon'un kendisine ait olduğunu kabul etmek makuldür. Platon'un diyaloglarında hocasının adını kullanmasının sebebi, hocasına duyduğu hürmetle onun adını yüceltmek istemesidir. Ksenophon'un Sokrates hakkında anlattıkları, tam gerçek olarak kabul edilmese bile, gene de onun fikirlerinin nispeten gerçeğe daha yakın olduğunu kabul edebiliriz. Böyle bir kabulün makul olmasının sebebi şudur: Ksenophon haksızlığa uğrayan hocasının düşüncelerini mümkün mertebe aslına uygun olarak nakletmek amacındaydı; yoksa amacı Platon'un yaptığı gibi kendi fikirlerini onun ağzından ifade etmek değildi. II. Bölüm'de Nietzsche'nin Yunan kültürü ("trajik olan", "Dionysosçu olan"vs.) ve Sokrates hakkındaki değerlendirmeleri incelenmiştir. Nietzsche yazılarında Sokrates'in Yunan kültürü ve hatta Batı kültürü üzerinde bile yıkıcı tesirleri olduğunu beyan eder. Bu sebeple Sokrates'i hor görür ve onu insafsızca eleştirir. II. Bölüm'de Nietzsche'nin Sokrates hakkındaki görüşlerinin genel karakteri ortaya konmaya çalışılmış ve hükümlerinin adil ve gerçeğe uygun olmadığı, tam tersine hayal gücünün, sağlıksız psişik yapısının peşin hükümlü eseri olduğu belirtilmiştir.