Rüşvetin önlenmesine yönelik OECD çalışmalarının Türkiye açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAMIK KEMAL UYANIK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MUSTAFA UMUR TOSUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu doktora tezi 17 Aralık 1997 imzalanan OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi'nin gerçek kişiler, Türk firmaları ve ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini belirleme amacını taşımaktadır. Küreselleşme ve uluslar arası ticaret ve işlemlerdeki artış, şirketlere rakipleri karşısında kârlı sözleşmeleri rüşvetle elde edebilmeleri için fırsatlar yaratmıştır. Uluslar arası ticari işlemlerde rüşvet verilmesi tüm dünyada kamu politikası alanında önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Ticari sözleşmeleri kazanmak için kamu görevlilerine rüşvet verilmesi artık ekonomik kalkınmayı engelleyen, rekabeti ve kaynakların dağılımını bozan ve demokratik ve ahlaki değerleri tehlikeye atan sosyal bir bela olarak kabul edilmektedir.Uluslararası rüşvetin artan önemi ve ekonomik açıdan potansiyel bozucu etkilerine karşı OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi'ni ve kamu ihaleleri, kalkınma yardımları, eximbank kredileri gibi çeşitli ilgili konulardaki tavsiyelerini kabul etmiştir. Sözleşme, yabancı kamu görevlisine rüşvet verme fiilini suç haline getirmiş, suçlu bulunan gerçek ve tüzel kişilere cezai yaptırımlar getirmiştir. Düzenlemeler, Sözleşmeye taraf ülkelerde rüşvetin önlenmesi, tespit edilmesi ve yasaklanması için geniş bir yasal, idari ve politik önlemlerin alınmasını gerektirmiştir.Sözleşme ve tavsiyelerin tam olarak uygulanması ve denetimi OECD tarafından sistematik bir program dâhilinde yapılmaktadır. Sözleşme, yabancı kamu görevlilerine verilen rüşvetin vergiden indiriminin yasaklanmasını, rüşvet verme öncül suçu yabancı ülkede işlenmiş olsa bile karapara aklama düzenlemelerinin uygulanmasını, tüzel kişilerin rüşvetten sorumlu tutulmasını ve cezalandırılmasını, muhasebe hileleri ile suçun gizlenmesinin yasaklanmasını ve rüşvetin önlenmesi için vergi idareleri ile yasaları uygulayan kurumların yurtiçinde ve yurtdışında işbirliğini artırmalarını gerektirmektedir. Cezai ve idari soruşturmalar ile vergi incelemeleri birbirleri ile yakından bağlantılıdır. Sonuç olarak, rüşvet verilmesi firmaların; vergi ve karapara incelemeleri, yaptırımlar ve idari para cezaları, gerçek kişilerin ise hapis cezaları gibi ağır yüklerle karşı karşıya kalmalarına neden olacaktır. Tezimizde OECD Sözleşmesi'nin; Türk şirketleri ve Türk ekonomisi genel rekabet gücü üzerinde olumlu etkilerde bulunacağı ve yolsuzluk ve rüşvetle mücadeleye katkı sağlayacağı ortaya konulacaktır.