Anadolu Orta Çağ – Geç Osmanlı Dönemine Ait Cüzzamlı Bireylerde Mycobacterium leprae Bakterisinin Antik DNA Yöntemleriyle Analizi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antropoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARDA SEVKAR
Eş Danışman: NEFİZE EZGİ ALTINIŞIK
Danışman: Füsun Özer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Enfeksiyon hastalıkları, tarihin çoğu döneminde pandemi veya epidemilere yol açarak, insan popülasyonlarının sosyal ve genetik arka planlarında köklü değişimlere sebep olmuştur. Bu nedenle enfeksiyon hastalıklarının tarihi, farklı disiplinlerden araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Cüzzam veya leprosi, etmenleri Mycobacterium leprae ve Mycobacterium lepromatosis bakterileri olan ve kronik enfeksiyon sonucunda çevresel sinir sistemi, iskelet sistemi ve deri yüzeyinde çeşitli lezyonların meydana geldiği, bulaşıcı bir hastalıktır. Özellikle Orta Çağ'dan bu yana farklı coğrafyalarda etkin bir yayılım göstererek popülasyonların geçmişlerinde derin izler bırakmıştır. Hastalığın kökeni ve yayılım rotalarına ilişkin çeşitli hipotezler ortaya atılmış olsa da henüz bu sorular tam olarak çözülememiştir. Bu tez çalışmasında, Anadolu'daki kazı çalışmaları sonucunda İznik Roma Tiyatrosu (n=1), Salattepe Höyüğü (n=2), Kovuklukaya (n=5) ve Kadıkalesi'nden (n=1) elde edilen ve cüzzamla ilişkili kemik değişimleri taşıdığı düşünülen iskelet örnekleri, disiplinlerarası bir yaklaşımla hem paleopatolojik hem de arkeogenomik açıdan incelenmiştir. Örneklemde bulunan 4 bireyin ileri derecede cüzzama özgü lezyonlar taşıdığı tespit edilmiş, bunlardan 2'si Bizans Dönemi'ne, 1'i ise Geç Osmanlı tarihlenen toplam 3 örnekte 0,64x ile 4,19x kapsam aralığında antik M. leprae DNA'sı elde edilmiştir. Yapılan filogenetik analizler sonucunda, Bizans Dönemi örnekleri atasal suş tipi olan 3K-0 ile gruplanırken, Geç Osmanlı Dönemi Salattepe örneği ise 2F suşlarıyla birlikte iç dallarda konumlanmıştır. Literatürdeki antik DNA örnekleminin Avrupa Orta Çağında yoğunlaştığı düşünüldüğünde, bu tez çalışmasında ilk kez benzer döneme tarihlenen Avrupa dışından M. leprae tüm genomu sunulmuştur. Öte yandan, Geç Osmanlı dönemine tarihlenen Salattepe örneği de sınırlı sayıda bulunan Geç Modern Dönem örneklerinin bir temsilcisi olarak literatürdeki yerini alacaktır.