Tümör mikroçevresinde bulunan CD66b+ monositik hücrelerinin fenotiplenmesi ve fonksiyonel olarak incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, TEMEL ONKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAMDULLAH YANIK

Danışman: GÜNEŞ ESENDAĞLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Monositler doğal ve edinsel bağışıklık sistemi arasında köprü görevi görmektedir. Bu hücreler, tümör mikroçevrsinden salınan büyüme faktörleri ve sitokinlerden etkikenir iken aynı zamandan bu mikroçevrenin yapılmında ve tekrar düzenlenmesinde aktif rol oynarlar. Salgıladıkları sitokin ve büyüme hormanları ile tümörün damarlanıp büyümesine yardımcı oluyor iken, aynı zamanda tümör antijenlerini T hücrelere sunarak anti-tümör yanıtın oluşamasında da etkilidirler. Bu durum monositlerin dışardan gelen uyarılara karşı her zaman açık olması ile ilgilidir. Kanser ve kronik inflamasyon gibi kan hücre üretimlerinin artığı durumlarda bu hücrelerin alttipleri arasında da dinamik bir geçiş söz konusudur. Monositler ele alındığında, bu alt hücre tipleri LPS reseptörü CD14 ve CD16 yüzey belirteçlerini bulundurma miktarlarına göre gruplara ayrılır. CD14++ CD16- hücreler klasik, CD14++CD16+ hücreler ara-geçiş ve CD14+CD16++ hücreler klasik olmayan monositler olarak adlandırılır. Bu monosit alt tipleri yüzey belirteçlerine ek olarak fonksiyonel olarakta farklılık göstermektedir. Bu hücre alttiplerine ek olarak yeni bir monosit alttipi keşif edilmiştir. Bu hücre alttipinde CD14 ile birlikte yüzeylerinde CD66b moleküllerini taşıdıkları bulunmuştur ve bu hücreler diğer monosit alt popülasyoları ile karşılaştırıldığı zaman daha yüksek düzeyde fagasitoz, migrasyon ve adezyon yeneklerine sahiplerdir ve bu yeteneklerin dışında T hücre çoğalmasını desteklerken, yüksek miktrarda IFN-γ salgıladıkları da bilinmektedir. Yüksek miktarda CD66 ifadesine sahip bu hücreleri taşıyan kanser hastalarında, bu hücreler sağ kalımı desteklediği görülmektedir. Sonuç olarak, CD66+ pozitif monositik hücreler, immün baskılmanın tersine sağ kalıma destek olan miyeloid kökenli bir hücre grubudur. Yapacağımız bu çalışmada tümör mikroçevresinden eldesi gerçekleşen CD66b+ monositik hücrelerin fenotipik ve fonksiyonel olarak çalışıması amaçlanmaktadır. Önerilen projede meme ve kolon kanseri hastalarından alınan kan ve tümör dokusundan izole edilen hücrelerin yüzey belirteçlerine göre farklı popülasyonlardaki yüzde dağılımı iki farklı kanser tipi ile karşılaştırılmalı olarak yapılacaktır. Bu kampsamda CD45, CD14, CD16, CD66b, CD206, CD163, HLA-DR, CD80, CD86 gibi miyeloid yüzey belirteçleri uygun renklerde kombinlenerek immünfenotiplenmesi ve saflaştırıması akım sitometri kullanılarak yapılacaktır. Daha sonra saflaştırılan hücrelerin T lenfosit çoğalması ve bu hücrelerin sitokin salınım kapasitesine etkisine bakılacaktır. Bu analizlere ek olarak bu hücre alt tipinin migrasyon ve tutunma özellikleri akış altında ve durgun koşullarda mikroakışkan sistemler kullanılarak incelenecektir.