Kant felsefesinde özgürlük kavramının prusya feodalitesindeki politik temelleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERHAT TOKYÜREK

Danışman: ÖRSAN ÖCAL AKBULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında Ellen Meiksins Wood tarafından geliştirilen siyaset kuramının sosyal tarihi yaklaşımı esas alınarak Kant felsefesinde özgürlük kavramının Prusya feodalitesindeki toplumsal maddi temelleri irdelenmiştir. Bu bağlamda özgürlük kavramı, Kant felsefesine dair yaygın literatürün aksine salt düşünsel metinler aracılığıyla değerlendirilmemiş, bunun yerine Prusya feodalitesinin mutlakiyetleşme sürecine dair pratiklerin ortaya çıkardığı tarihsel oluşumsallık etrafında dönemin sebep olduğu hangi sorulara yanıt olarak şekillendiği ele alınmıştır. Bu amaçla Prusya feodalitesinin iktidar yapısı dönemin üretim ilişkileri, toprak yapısı ve mülkiyet pratikleri dahilinde değerlendirilmiştir. On yedinci yüzyılın ortalarından itibaren feodalitenin krizi olgusuna verdiği tepkinin bir yansıması olarak mutlakiyetleşme süreci içerisine giren Hohenzollern Hanedanlığı, yerel toprak sahibi soylularla (Junker) iş birliği içerisine girmiştir. İş birliği neticesinde oluşturulan bürokrasi aracılığıyla feodal el koyma faaliyetleri devam etmiştir. Bu süreçte Junker soyluluğunun devlet içerisindeki iktidarının dengelenmesi amacıyla monarşiye bağlı hizmetkarlar olarak bürokratik makamlarda görev yapan hizmet soyluluğu uygulaması ortaya çıkmıştır. Doğrudan birinci el koyucu olmamaları açısından geleneksel soyluluğun gelir elde etme pratiklerinden farklılaşan bu sınıf monarşinin çıkarları ve mutlakiyetleşme sürecinin yönünün tayin edilmesi açısından liyakat ve eğitim (Bildung) gibi mefhumlar etrafında kümelenmiştir. Prusya Devleti'nin feodal kimliğini koruyarak dönüşmesi sürecinde geleneksel soylulukla kurulan iş birliğinin bir sonucu olarak üretim faaliyetlerinin çeşitlenememesi kapitalist burjuvazinin oluşumunu yavaşlatmıştır. Kapitalist burjuvazinin yokluğu, Prusya toplumunun orta sınıf şehirlilerini (Bürgertum) devletin sağladığı feodal el koyma gelirinin türevinin faydalanıcısı konumunda sabitlemiştir. Prusya'da mülkiyet ilişkilerinin feodal karakterini sürdürmesi dönemin ortaya koyduğu tartışmaların da yine feodal nitelikte olmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla Kant'ın özgürlük kavramını geliştirdiği iktidar yapısının modern karakterde olması söz konusu değildir. Bu durum Kant'ın özgürlük kavramının modern demokratik birey özgürlüğüne işaret etmediğini ifade eder. Oluşumsallığı bakımından Prusya feodalitesinin toplumsal sınıfları arasında gerçekleşen iktidar mücadelesi kapsamında hizmet soyluluğu ve bu sınıfı entelektüel anlamda besleyerek devletin feodal dönüşüm sürecine dahil olmak suretiyle kendi üretim ve yeniden üretimlerini sağlayan Bildungsbürgertum'un ayrıcalık talebi olarak özgürlük kavramını ele alabilmek mümkündür.