Medüller, lenfoepitelyoma benzeri ve indiferansiye gastrik karsinomların moleküler ve klinikopatolojik özellikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Meral Üner

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYTEKİN AKYOL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gastrik karsinomlar (GC) değişken sitolojik ve yapısal farklılıklar gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Bu tez çalışmasının amacı; nadir görülen, ileri evre, az glandüler farklılaşma gösteren veya hiç göstermeyen, medüller, lenfoepitelyoma benzeri ve indiferansiye gastrik karsinomları daha detaylı tanımlamaktır. Çalışmaya 2000-2015 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı'nda raporlanmış 654 mide rezeksiyon materyali arasından uygun kriterleri sağlayan 53 gastrik karsinom dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen örneklere ait slaytlar tekrar değerlendirilmiş, klinik ve patolojik veriler kaydedilmiştir. Olgulara ait parafin bloklardan tümörün morfolojisini en iyi temsil eden iki ayrı odak örneklenerek doku mikrodizini ve bloğu hazırlanmıştır. Hazırlanan bu bloklardan yapılan seri kesitlere E-cadherin, Beta-catenin, MUC5AC, p53, CDX2, hatalı eşleşme tamir mekanizması proteinleri (MLH1, PMS2, MSH2 ve MSH6), LMP1, SALL4, C-erbB2, AXIN, Ki-67 ve Bcl-2 antikorları kullanılarak immünohistokimyasal çalışmalar uygulanmıştır. Epstein-Barr Virus (EBV) statüsü ise EBER in situ hibridizasyon çalışması ve LMP1 pozitifliği ile değerlendirilmiştir. Morfolojik, immünohistokimyasal ve moleküler veriler ışığında 53 vaka medüller (29 olgu, DNA hatalı eşleşme tamir mekanizması bozukluğu gösteren), EBV ilişkili (10 olgu) ve indiferansiye (14 olgu) gastrik karsinom olarak üç ana tanı grubuna ayrılmıştır. Üç farklı gruptaki gastrik karsinomların klinikopatolojik özellikleri ve sağkalımlarına ait veriler tekrar değerlendirilmiştir. Nadir görülen ve morfolojik olarak tanı zorluğu taşıyan gastrik karsinomlarda karsinogenez sürecinin aydınlatılması ve farklı tedavi alternatiflerinin uygulanabilmesi için biyobelirteç destekli sınıflandırma şemalarının kullanılması uygun olacaktır.