Büyük Akdeniz Havzasında kum ve tozfırtınalarının incelenmesi ve Türkiye'yi etkileyentoz kaynak bölgelerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CİHAN DÜNDAR
Danışman: Gülen Güllü
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mineral tozlar, atmosferdeki en baskın aerosol çeşitlerinden bir tanesi olarak bilinmekle birlikte, Dünya ekosistemi için büyük önem taşımaktadır. Toz taşınımının ana nedeni, kuraklık ve çölleşme olarak belirtilmektedir. Dünyadan atmosfere her yıl salınan toz miktarının yaklaşık olarak 2 milyar ton olduğu hesaplanmaktadır. Sahra bölgesinden atmosfere salınan yıllık toz miktarı, dünya üzerindeki tüm kaynaklardan salınan toz miktarının yaklaşık yarısı kadardır. Sahra'dan sonra gelen önemli toz kaynak alanları sırasıyla Ortadoğu ile Orta ve Güney Asya'dır. Afrika ve Ortadoğu Bölgelerinden kaynaklanan tozlar birlikte değerlendirildiğinde, küresel yıllık toz salımlarının yaklaşık olarak % 70'ini oluşturmaktadır. Çöllerden kalkan tozlar, atmosferin üst tabakalarına yükselerek uzun mesafeler kat etmektedir. Göreceli olarak daha büyük olan toz parçacıkları, kaynak alanlarının yakınlarında çökerken, küçük olan parçacıklar ise binlerce kilometre yol kat edebilmektedir. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla dünyadaki en önemli iki toz kaynağı olan Afrika ve Ortadoğu kaynaklı çöl tozlarının etkisi altında bulunmaktadır. Suriye ve Irak sınırına yakın bölgelerimiz ile Konya-Karaman havzası toz taşınımından en fazla etkilenen yörelerimizdir. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) güncel iklim öngörülerine göre, kuraklık hadisesinin sıklığı ve şiddetinin artmasıyla birlikte, kum ve toz fırtınalarının daha yoğun yaşanması beklenmektedir. ii Bu çalışmada, Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğunun tamamını kapsayan Büyük Akdeniz Havzası için 2003-2017 yılları arasındaki dönemde çöl tozlarının alansal ve zamansal değişimleri incelenmiştir. Çalışmada, uluslararası yayına giren 296 adet sinoptik meteoroloji istasyonuna ait rasatlar ile aynı döneme karşılık gelen Aerosol Optik Derinliği (AOD) uydu gözlem verileri kullanılmıştır. Ayrıca NCEPNCAR tarafından üretilen analiz verilerinden yararlanılmıştır. Yapılan çalışmalarda, atmosferdeki aerosollerin ve mineral tozların son yıllarda küresel olarak önemli bir değişiklik göstermemesine, bölgesel ölçekte önemli azalış ve artışlar tespit edilmiştir. Toz miktarlarındaki önemli artışlar genellikle, Arap Yarımadası ile Bengal Körfezi ve Asya'nın doğu kıyılarında hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalarda, uydu Aerosol Optik Derinliği (AOD) verileri ile sinoptik meteoroloji istasyonlarına ait rasatlar arasında, özellikle toz kaynak alanları ve yakın bölgelerinde % 95 güven aralığında çok yüksek korelasyonlar bulunmuştur. Hem uydu AOD verileri, hem de sinoptik meteoroloji rasatlarına göre, 2003-2017 yılları arasında Kuzey Afrika atmosferinde önemli bir değişiklik yaşanmazken, Orta Doğu üzerinde 2007 yılından itibaren başlayan artış eğiliminin 2012 yılında son bulduğu ve 2013 yılından itibaren azalma eğiliminin olduğu bulunmuştur. Avrupa'nın güneyinde ise atmosferdeki aerosollerin yıllar bazında anlamlı bir azalma eğiliminde olduğu bulunmuştur. Kum ve Toz Fırtınası gün sayıları ve AOD ortalamalarının Orta Doğu Havzasında artış gösterdiği dönemde (2008-2012), Büyük Akdeniz Havzasının büyük bölümünde basınç değerlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Azalan basınç değerleri, bu dönemde alçak basınç merkezlerinin daha etkin olduğunu göstermektedir. Aynı dönem (2008-2012) için hesaplanan nisbi nem ve toprak nemi ortalamaları da, uzun yıllar ortalamalarının altında hesaplanmıştır.