Fungal kaynaklı bassiatin'in (3R,6R) meme kanseri hücre hatları üzerindeki etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERKAY ÖZGÖR

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): NEVİN KESKİN

Özet:

Çağımızın en önemli hastalıklarından biri olarak görülen kanser, milyonlarca kişinin ölümüne neden olmaktadır. Kanser, ileri evrelerde vücuttaki fiziksel hasarlar yanı sıra psikolojik olarak da yıpratıcı etkilere neden olmaktadır. Bu denli insan hayatını olumsuz etkileyen ve insanları ölüme sürükleyen bir hastalığın tedavisi için bilim adamları bu konuya yönelik çeşitli araştırmalar yapmaktadır. Çalışmaların, daha çok kanserin tipi ve kanser gelişimini etkileyen faktörler üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Oluştuğu organ ve dokuya bağlı olarak, kanserin gelişimini ve proliferasyonunu tetikleyen birçok vücut içi ve dışı faktör bulunması nedeniyle tedavi, kanser türüne göre değişiklik göstermektedir. Kullanılan tedavi yöntemlerinden en etkili olanları, klasik kemoterapi olarak adlandırılan sentetik veya doğal yollarla elde edilen maddelerin kanser hücrelerini öldürmek üzere kullanılması şeklindedir. Genellikle kanserin kemoterapisinde kullanılan maddeler, kanser hücreleri ve normal hücreler arasında ayrım yapmaksızın etkili olmaktadır. Ancak yapılan çalışmalarla, hedef dokuya yönelik maddeler keşfedilmeye çalışılmaktadır. Bu maddelerin, normal hücreleri etkilememesi, sadece kanserli hücreleri ortadan kaldırması istenmektedir. Günümüzde birçok madde, hedefe yönelik olarak in vitro ve in vivo çalışmalarla araştırılmaktadır. Ancak bu maddelerin çok azı günümüzde kanser tedavisinde kullanılabilmektedir. Kadınlarda en çok görülen kanser tipi olan meme kanseri, kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir. Bu nedenle erken tanı ve etkin tedavisi son derece önemlidir. Günümüzde sitotoksik kemoterapi ilaçları ile meme kanseri tedavi edilmekteyse de, bu tedavi sonucunda, hastanın normal vücut hücreleri de zarar görmekte ve yaşam kalitesi bozulmaktadır. Dolayısıyla meme kanseri tedavisinde etkili ve diğer normal hücrelere zararsız bir maddenin bulunması için çalışmalar sürdürülmektedir. Özellikle östrojen reseptörü taşıyan (ER+) meme kanseri hücrelerinde, 17ß-östradiol' un hücreyi etkilemesini engelleyen "tamoksifen" olarak bilinen antiöstrojenik madde, meme kanseri hastalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak tamoksifenin gerek pahalı bir ürün olması, gerekse hücrelerin direnç geliştirmeye başlaması, bilim dünyasını yeni ve daha etkili alternatif bir ürünün bulunması için teşvik etmektedir. Bazı funguslar (örneğin; entomopatojenik fungus Beauveria bassiana) tarafından üretilen Bassiatin (3R,6R), morfolin temelli bir depsipeptitdir. Yapılan son çalışmalarda bassiatin'in anti-östrojenik bir etkiye sahip olduğu ve ER+ MCF-7 meme kanseri hücre hattının proliferasyonunu durdurduğu görülmüştür. Bu hedefe yönelik olarak bu çalışmada; ilk olarak entomopatojenik funguslardan Beauveria bassiana, Fusarium oxysporum ve Paecilomyces fumosoroseus türleri kullanılarak bassiatin üretimi etkinliği değerlendirildi ve bassiatin'in saf olarak elde edilmesi sağlandı. Daha sonra bassiatin'in meme dokusundan köken alan MCF-7 kanser hücre hattı üzerindeki inhibisyonuna ve sitotoksisitesine bakıldı ve bu hücre hattında apoptozis mekanizmasını aktive edip etmediği incelendi. Bu hücre hattı ile maddenin reseptörler üzerine etkisini karşılaştırmak için MDA-MB-231 ve SK-BR-3 meme kanseri hücre hatları ile sitotoksisite çalışmaları yürütülmüştür. Bu kanser hücre hattı üzerinde bulunan östrojen reseptörünün yanı sıra, meme kanseri hücrelerinin gelişiminde etkili faktörleri tanıyan epidermal büyüme faktörü reseptörü (EGFR) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü reseptörünün (VEGFR), bassiatin ile ilişkisi incelendi. Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular, bassiatinin hem kolay eldesi hem de seçici hücre inhibisyonu nedeniyle meme kanseri tedavisinde etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir. İlerleyen çalışmalarla klinik meme kanseri vakalarına yönelik tedavi seçeneklerinden biri olarak ele alınması değerlendirilmelidir.