Hi̇perprolakti̇nemi̇ ve beni̇gn meme lezyonları i̇li̇şki̇si̇
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (İngilizce), Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞAFAK AKIN
Danışman: Selçuk Dağdelen
Özet:Amaç: Her tür meme lezyonu hiperprolaktinemi ile beraber olabilir. Öte yandan mamografi veya USG ile yapılan görüntülemelerde vakaların %3 ila %11'inde benign meme lezyonu gösterilmektedir. Bu palpe edilemeyen meme lezyonlarının biyopsi gerektirmeden düzenli olarak takip edilmesi önerilir. Bu çalışmada hiperprolaktinemi ile benign meme lezyonları arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı, vaka-kontrol çalışması kapsamında 51 hiperprolaktinemik premenopozal kadın (yaş: 31.6 ± 9.1 yıl, prolaktin: 76.6 ± 48.3 ng/mL) ve 50 premenopozal sağlıklı kadın (yaş:31.7 ± 5.5 yıl, prolaktin: 14.2 ± 5.6 ng/mL) dahil edildi. Çalışma değişkenleri olarak serum prolaktin ve TSH düzeyi, makroprolaktinemi varlığı, hipofiz MR bulguları ile meme USG bulguları değerlendirildi. Sonuçlar: Hiperprolaktinemik grubun %54.9 (28/51)'unda benign meme lezyonları saptanırken kontrol grubunda bu oran %32'dir (p=0.02). Makroprolaktinemisi olan hastalar ile olmayan hastaların benign meme lezyonları saptanma oranı benzer idi (%53.8 vs %56, p>0.05). Tartışma: Bu çalışmada hiperprolaktinemide benign meme lezyonları prevalansının artmış olduğu gösterildi. Buna rağmen makroprolaktinemi varlığı ile iyi huylu meme lezyonları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmedi. Anahtar kelimeler: Hiperprolaktinemi, iyi huylu meme lezyonu, makroprolaktinemi