İnönü Döneminde Kemalizm: Değişim ve süreklilik (1938-1950)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAYDAR SEÇKİN ÇELİK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MUSTAFA YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnönü dönemi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en tartışmalı konularından biridir. Bugüne değin döneme ilişkin pek çok çalışma yapılmıştır; ancak dönemi ideolojik değişim ve süreklilik bakımından inceleyen ayrıntılı bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada söz konusu dönemde devletin resmî ideolojisi konumunda olan Kemalizm'deki değişiklik ve süreklilik unsurları, teorik bir analizle değerlendirilmektedir. Atatürk dönemi, birçok kapsamlı reformun süratli bir biçimde gerçekleştiği devrimci bir dönemdi. Kemalizm'in temel çerçevesi de bu dönemde belirlenmişti. Ancak dönemin bir arayış dönemi olması sebebiyle, pek çok konuda yeni ilkeler doğrultusunda yapılacak uygulamalar tartışılmaya devam ediyordu. İnönü döneminin başından itibaren bu tartışmaları görmek mümkündür. Söz konusu tartışmalarda, Atatürk döneminin radikalizminin daha evrimci düşüncelerle dengelenmeye çalışıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, radikalizm döneminde atılan bazı adımların aşırılığı da gündeme getirilmekteydi. Yine de Kemalizm'e muhalif olanların itirazları, tek parti döneminin sonuna kadar yeterince güçlü bir etki oluşturmadı. Çok partili hayata geçilmesinden sonra, Kemalist prensipler birçok açıdan tartışılmaya başladı. Bu tartışmaların önemli bir kısmının kökleri, tek parti döneminde bulunmaktaydı. İnönü liderliğindeki CHP'nin politikasıysa, devrim ilkelerini revize ederek korumak ve bu ilkeleri ihlal etmeksizin toplumdan gelen tepkilere cevap vermek şeklinde ortaya çıktı. Kemalizm'in yeniden formüle edilişinde, Kemalist prensiplerin, II. Dünya Savaşı sonrası konjonktürde yükselişe geçen liberal demokrasi ile milliyetçi muhafazakârlığın ve dünyadaki ve Türkiye'deki siyasal, sosyal ve iktisadî gelişmelerin etkileşiminin belirleyici olduğu söylenebilir. Sonuçta ortaya çıkan değişimse çok-katmanlı olarak okunmalıdır. Siyasal alanda kısmî bir liberalleşme yaşanırken, sosyo-kültürel alanda gerileme eğilimleri görülmekteydi.