1980'li yıllarda Türkiye'de sanat ve siyaset ilişkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE NAHİDE YILMAZ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ZEYNEP YASA YAMAN
Özet:1980'ler neo-liberal ekonomi siyasetiyle kapitalizmin küreselleşme sürecine şahit olmuştur. Tüm dünyada çeşitli krizlerle yaşanan bu sürecin Türkiye'deki etkisi 12 Eylül darbesiyle hissedilmiş, toplumsal kimliğin yeniden kurgulandığı bir kırılma gerçekleşmiştir. Özal iktidarının darbe yönetimiyle eşgüdümlü çalışması, toplumsal alanda demokratik bir yapının gelişmesini geciktirmiş, sanatsal ve kültürel ortam uzunca bir süre postal gölgesinde kalmıştır. Yasakların ve cezaların fiziksel ve psikolojik baskısı, kültürel üretimi kısıtlarken, dünyayla iletişim kanallarının güçlenmesiyle algılar değişmiş ve yeni ifade olanaklarının yolu açılmıştır. Neo-liberal siyasetin ekonomik alanda sağladığı serbestlik hali, sanat piyasasının da canlanmasını sağlamış, sanat etkinlikleri çoğalmış ve kurumsallaşmıştır. Devletin sanata katkısı yerini bir ilgisizliğe bırakırken, ardı ardına özel galeriler açılmış, vakıflar, bankalar, holdingler yeni dünya düzeni içinde yerlerini alabilmek için sanata verdikleri desteği kullanmışlardır. Ankara ve İstanbul'da Devlet Resim Heykel Müzeleri ziyarete açılmış, sorunlarıyla belli bir gündem yaratılmış ve özel müzecilik tartışmaları belli bir birikim oluşturmaya başlamıştır. YÖK'ün kurulması ve yüksek öğrenimin tek bir noktadan denetlenebilir hale gelmesi, sanat eğitimindeki çeşitliliği törpülemiş, benzer yapıdaki kurumlar sayısal olarak çoğalmıştır. Yeni gösterim olanakları, sanatçının cesaretini beslerken, Devlet Resim ve Heykel Sergileri'nin hegemonyası iyice zayıflamıştır. Yeni Eğilimler, Günümüz Sanatçıları İstanbul Sergileri, Öncü Türk Sanatından Bir Kesit gibi etkinlikler, özellikle genç ve yenilikçi sanatçıların görünürlük kazanmalarında etkili olmuş; Ankara ve İstanbul'da başlayan bienaller yurt dışı bağlantılarını güçlendirmiştir. Bütün bunlar, sanat yapıtı üretiminde çok katmanlı çözümlemeleri gerekli kılmıştır. Bireysel yaşantının önemsiz ayrıntılarından evrensel sorunlara çözüm önerilerine, geleceğin yüceltilmesinden geçmişin kazılmasına, uyum arzusundan isyan çağrısına, bürokratik boyunduruklardan bireysel saplantılara, kimlik sorgulamalarından çevresel duyarlıklara uzanan bu çeşitlilik, postmodernizmin gevşekliği içinde yeni sanat düzeninin görünür yüzü olmuştur. Anahtar Sözcükler 1980'ler, 12 Eylül, sanat-siyaset, çağdaş Türk sanatı, neo-liberalizm, küreselleşme, postmodernizm, kültür siyaseti, sanat etkinlikleri, yeni dışavurumculuk