Gündüz ve Gece Şiftinde Alınan Apendektomi ve Sezaryen Operasyonu Geçiren Erişkin Hastalarda Anestezi Yönetiminin Karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİMGE CEFER İBODİRİK
Danışman: Murat İzgi
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:. Sezaryen doğum ve apendektomi, merkezimizde hem gündüz hem de gece şiftinde uygulanan en sık iki ameliyat türüdür. Gündüz ve gece şiftinde yapılan ameliyatlarda anestezi uygulamaları arasındaki farklılıklar intraoperatif ve postoperatif komplikasyon üzerinde etkili olabilir. Çalışmamızın amacı, mesai içinde ve nöbet saatlerinde gerçekleştirilen sezaryen doğum ve apendektomi vakalarının özelliklerini karşılaştırmak, yanı sıra perioperatif komplikasyonlarla ilişkili olası faktörleri ortaya koymaktır. Çalışmaya, 01.07.2023- 01.01.2024 tarihleri arasında merkezimizde gündüz şifti (08:00-17:00) veya gece şiftinde (17:00-08:00) sezaryen doğum (n=132) veya apendektomi (n=20) uygulanan erişkin hastalar dahil edildi. Hastalara ait temel demografik ve klinik özellikler, anestezi şekli, intraoperatif anestezi uygulamaları ve perioperatif komplikasyon verileri prospektif olarak toplandı. Mesai saatlerinde yapılan ameliyatların %94,2'si, nöbet saatlerinde yapılan ameliyatların %71,4`ü sezaryen doğum idi (p 1000 mL sıvı verilme sıklığı (p=0,01) nöbette yapılan ameliyatlara göre yüksek saptandı. Mesai saatlerinde intraoperatif vazopressör gereksinimi daha yaygın iken (p=0,001), nöbette yapılan operasyonlar sonrası bulantı veya kusma oranı daha yüksek bulundu (p=0,013). İntraoperatif vazopressör ihtiyacı ile ameliyatta ısıtıcı kullanılmaması; intraoperatif baş ağrısı ile ortalama boyun kısa olması; postoperatif bel ağrısı ile artmış ortanca lomber ponksiyon deneme sayısı; postoperatif idrar retansiyonu ile endokrinolojik hastalık varlığı ilişkili bulundu. Tek değişkenli analizlerde erkek cinsiyet, apendektomi ameliyatı, antiemetik ilaç kullanılmaması, genel anestezi uygulanması ve intraoperatif verilen toplam sıvı miktarının 1000 mL altında olmasının postoperatif bulantı veya kusma gelişim riskini artırdığı görülse de çok değişkenli analizde postoperatif bulantı veya kusma gelişimini öngördürücü bağımsız risk faktörü gösterilmedi.