Intervention by invitation within the responsibility to protect framework


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: HASEENAH HUURİEYAH WAN ROSLI

Danışman: Mine Pinar Gözen Ercan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Koruma sorumluluğu (R2P), Kofi Annan'ın vahşet suçları karşısında uluslararası toplumun eylemsizliği ile yasadışı insani müdahaleler arasındaki paradoksu çözme yönündeki savunmasına bir cevap olarak ileri sürülmüştür. R2P, 'kontrol olarak egemenlik' söylemini 'sorumluluk olarak egemenlik' şeklinde değiştirerek topraklarında yaşayan nüfusu vahşet suçlarından korumayı devletlerin birincil sorumluluğu olarak belirlemekte ve devletin 'koruyamadığı' veya bunu yapmaya 'isteksiz olduğu' durumlarda ise bu sorumluluğu uluslararası topluma yüklemektedir. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) tarafından kabul edildikten sonra, R2P, esas olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki siyasi çıkmazdan dolayı mevcut vakaların da ortaya koymuş olduğu üzere devam eden insani krizlere henüz bir çözüm olmamıştır. Bu bağlamda, bu tez, 'davet ile müdahale'nin (IvI) R2P çerçevesindeki yerini, çıkmazı çözebilecek önleme ve/veya zamanında eylemin bir yönü olarak incelemektedir. Davet edilen devletler, devlet rızasına dayanarak BMGK'nin kitlesel vahşet suçlarına cevap vermemesi durumunda kolektif sorumluluğu üstlenirler. Bunu göz önünde bulundurarak, davet eden ve müdahale eden devletlerin sorumluluğu, R2P'nin üç sütunlu uygulama stratejisinde iç içe geçmiştir. Sütun I sorumluluklarının bir parçası olarak, bir devlet vatandaşlarını koruyamadığı durumda askeri destek talep edebilir ve böylelikle Sütun II'yi harekete geçirir, yani uluslararası yardımdan faydalanır. Uluslararası toplumun sorumluluğunun harekete geçirilmesine uygun olarak, müdahale eden devletler uluslararası toplumun Dayanak II sorumluluğunu 'önleyici konuşlandırma' yoluyla yerine getirebilirler. Devletin, vatandaşlarını korumakta açıkça başarısız olduğu, Güvenlik Konseyi'nin, mevcut ve geçerli rızaya dayalı olarak güç kullanımı yetkisi de dahil olmak üzere gerekli tüm tedbirleri alamadığı ve kati eyleme ihtiyaç duyulduğu durumlarda, davet edilmiş olan müdahil Dayanak III kapsamında 'zamanında ve kati' bir biçimde güç kullanımını üstlenebilir. Buna göre, bir müdahalenin gerçekleşmesi beklenen durumları gözden geçirmek amacıyla, bu tez, etkili ve doğru uygulamayı sağlamak adına 'nüfusu etkili koruma meşruiyeti' (EPPL) şeklinde adlandırdığı yeni bir test önermektedir. Bu testin uygulanabilirliği ve elverişliliği Yemen vakası aracılığıyla incelenmektedir.