Refah devleti ve insan hakları açısından yoksulluk ve sosyal dışlanma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İnsan Hakları A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEŞE ŞAHİN TAŞĞIN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HÜSEYİN ÖZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin amacı, yoksulluğa yaklaşımın tarihsel olarak nasıl ve hangi dinamiklerle değiştiğini, günümüzün egemen söylemi olan sosyal dışlanmaya nasıl gelindiğini ortaya çıkarmaktır. Yoksulluğa egemen yaklaşımdaki değişim, devletin dönüşümü, sosyal hizmetler, sosyal hizmetlerin dönüşümü ve insan hakları bağlamlarında ele alınmış ve kapitalizmin krizlerle şekillenen dönüşümleriyle ilgisi araştırılmıştır. Kapitalizmin tarihi içerisinde devlet-ekonomi ilişkisinin laissez faire döneminden radikal bir kopuşa işaret eden ve İkinci Dünya Savaşı'ndan 1970'lere kadar sanayileşmiş Batılı ülkelerde egemen olan refah devleti döneminde, yoksulluğa bakışta da radikal bir dönüşüm yaşandığı yaygın bir kabuldür. Refah devleti döneminde yoksulluk, bireyselliğin ve hayırseverliğin alanından çıkarılmış, kamusal bir sorun olarak ele alınmaya başlamıştır. Bu önemli bir gelişmedir. Ancak, refah devleti döneminde yoksulluğa yaklaşımlar da, piyasa sisteminin işleyişinin ve yarattığı sorunların giderilmesi çerçevesinde şekillenmiştir. Refah devleti döneminde kurumsallaşan sosyal hizmetler yoksullukla mücadeleye yönelik sosyal politikaların en önemli uygulama aracı olmasının yanı sıra toplumu piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenme görevini de üstlenmiştir. Kapitalizmin 1970'lerde patlak veren kriziyle birlikte refah devleti uygulamalarından vazgeçilmeye, yoksulluk ise yeniden özel alana ait bir sorun olarak görülmeye başlanmıştır. Sosyal hizmetlerin sunumu da piyasa, aile ve sivil topluma havale edilmiştir. Yoksulluk ve sosyal dışlanmaya çözüm olarak da devlet karşıtlığı çerçevesinde öne çıkarılan sivil toplumun hayırseverliği önerilmektedir. İnsan hakları, neo-liberalizmin en önemli meşruiyet araçlarından birisi olmuştur. Ne var ki, liberal anlayış insan haklarını araçsallaştırmakta ve insan haklarına içkin bir tartışma olan ve piyasa sistemiyle bağdaşmayan insan haklarının gerekliliklerini dışarıda bırakmaktadır. İnsan haklarını koruyan bir sistem yaratılması için sosyal hizmetlerin kamusal olarak sunulması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Yoksulluk, sosyal dışlanma, refah devleti, sosyal hizmetler, insan hakları