Maksiller birinci premolar dişlerin farklı koniklik oranına sahip eğelerle şekillendirilmesinin okluzal yükler altındaki biyomekanik cevabına etkisi: Sonlu elemanlar stres analizi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Diş Hekimliği Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVİNC ASKERBEYLİ ÖRS

Danışman: Ahmet Serper

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Endodontik tedavilerdeki başarısızlığın en önemli nedenlerinden birisi olan dikey kök kırığı, çoğu zaman geri dönüşü mümkün olmayan problemler oluşturmakta ve diş çekimi ile sonuçlanmaktadır. Maksiller premolar dişler, dikey kök kırığının en fazla görüldüğü diş grubunda yer almaktadır. Dikey kök kırıklarına zemin oluşturabilecek potansiyel faktörlerden birisi, şekillendirilmiş kök kanallarının çapıdır. Döner eğe sistemlerinin kök kanal sitemini genişletme ve temizlemedeki yaygın kullanımı göz önünde bulundurulduğunda, farklı koniklik oranına sahip eğelerle genişletilmiş kök kanallarının formu ile kök kırıkları oluşumu arasındaki ilişkinin araştırılması önem taşımaktadır. Çalışmamızda, farklı koniklik oranına ve kesici yüzey uzunluğuna sahip; HeroShaper (Micro-Mega, Besançon, Fransa), Revo–S (Micro-Mega, Besançon, Fransa), ProTaper Universal (Dentsply Maillefer, Ballaigeus, İsviçre) eğe sistemlerinin farklı kök boylarına (12 mm ve 16 mm) sahip iki köklü maksiller birinci premolar dişlerde oluşturdukları kanal preparasyonunun, bu dişlerin stres dağılımı üzerindeki etkisi ve çatlak oluşumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İki köklü, yaklaşık 12 mm ve 16 mm kök boyuna sahip iki adet maksiller premolar diş kullanılarak, μBT taramasıyla sağlam diş modelleri oluşturulmuştur. Modifiye modeller ise; bu dişlerin orijinal kanallarının, eğelerle şekillendirilmiş üç adet tek kökün μBT taraması sonucunda elde edilen kanal formları ile yer değiştirilmesiyle oluşturulmuştur. 200 N'lik okluzal yüklerin, oblik ve dikey doğrultularda uygulanması sonucu dişlerin verdiği biyomekanik yanıt incelenmiştir. Oblik yüklemede, maksimum asal gerilimlerin palatinal dış kök yüzeyinde ve bukkal kökün palatinal bifurkasyon bölgesinde yoğunlaştığı görülmüştür. Dikey yükleme durumunda ise minimum asal gerilimlerin etken olduğu bu nedenle de dişlerin dikey yüklere oblik yüklere göre daha dayanıklı olduğu görülmüştür. Farklı koniklik oranlarına sahip modeller arasındaki gerilim farkları minimaldir, fakat en yüksek mutlak gerilim değerleri ProTaper modellerinde, en düşük mutlak gerilim değerleri ise sağlam diş modellerinde görülmüştür. Sağlam diş modelinden sonra en yüksek kırılma dayanımı HeroShaper modellerinde görüldü. Modeleller arasındaki gerilim farkları normal okluzal yükler altında minimal gibi görünse de farklı koniklik oranlarına sahip şekillendirmenin maksiller bifurkasyonlu dişlerin kırılma dayanımı üzerinde etkisi olacağı düşünülmektedir. Yüksek koniklik oranına sahip eğe sistemlerinin kullanıldığında oblik yükleme durumunda özellikle anatomik olarak riskli bir bölge olan bukkal kökün palatinal yüzeyinde çatlak oluşturma potansiyeline sahiptir.