Toplumsal muhafazakârlığın aile, evlilik, din ve siyaset alanlarındaki tezahürleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL KURTOĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ABDULKERİM SÖNMEZ

Özet:

Bu çalışma temel olarak faillerin yaşamlarında değer atfederek sürdürdükleri eylemler, tavır alışlar ve ilişkilerden mürekkep bir bütüne tekabül eden toplumsal muhafazakârlığın değişmeyle ilişkisi içinde ve aile, evlilik, din ve siyaset olmak üzere dört temel eylem alanında nasıl inşa edildiğiyle ilgilenmekte; özgün mahiyet ve vasıflarının somut görünümleri vasıtasıyla tefrikini ve kavramsal olarak pratik yeterliliğine katkı sağlayacak biçimde tarif edilmesini amaç edinmektedir. Bu amaç doğrultusunda 11'i kadın, 15'i erkek olmak üzere 26 kişiyle derinlemesine mülâkatlar gerçekleştirilmiştir. Mülâkatlar esnasında faillerin aile alanında ebeveyn-evlat ve diğer akrabalık ilişkileri; evliliğe dair kurucu ve devam sağlayıcı esaslar, hane içi iş bölümü ve sorumluluklar, ailelerin konumu vb.; din alanında, İslâmiyet özelinde, inançlılığın/inançsızlığın sürdürülmesi, ibadet, peygamber inancı, hadis, sünnet, mezhepler ve diğer dinlerin konumu; siyaset alanında ise siyasî görüş, ideoloji, oy verme pratikleri ve yönetme etkinliğine ilişkin faaliyetler gibi hususlara atfettikleri değer yükü yoklanmıştır. Kendisiyle mülâkat yapılan bireylerin aktarımlarından hareketle çalışmanın sonucunda muhafazakârlığın kalabalık bir nesneler kümesine atıfta bulunmaktan ziyade aile, siyaset, din gibi eylem alanlarında farklı görünümler kazanan koruma pratiğine işaret ettiği ve bu alanlarda korunan kaynaklar vasıtasıyla faillerin birbirine karşıt olmak yerine, birbirinden farklılaşan konumlara yerleştiği görülmektedir. Dolayısıyla muhafazakârlık ilerici-gerici, modern-geleneksel, sağ-sol, dindar-seküler nevi karşıtlıkları aşmakta ve "muhafazakârlar" gibi toplumsal bir kategori yerine, "muhafaza edilenler" ve "edilmeyenler" ayrımına atıfta bulunmaktadır. Bu bağlamda muhafaza pratiği değişmeye karşı olduğu kadar, ona uyum sağlama stratejileri vasıtasıyla da hâsıl olmaktadır. Nihayetinde muhafazakârlık bütünüyle ne siyasî ne de dinî bir nitelik arz etmekte; siyaset ve din tıpkı aile gibi toplumsal muhafazakârlığın tezahür ettiği alanlardan, nesnenin veçhelerinden, yalnızca birini teşkil etmektedir.