Erken çocuklukta üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren çocukların ahlaki akıl yürütmelerinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temel Eğitim A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞİFA KEVSER ÇAKMAK TELOĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MENEKŞE BOZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sadece temel refleksleriyle dünyaya gelip, hayata tutunan birey, bir süre sonra otoritenin farkına varır ve ihtiyaçlarını onun aracılığıyla karşılamak için ona itaat eder. Çocukluğun ilk yıllarında sadece itaat veya cezadan kaçınma duygusunun yansıması olan ahlaki davranış, zamanla bireyin yaşadığı ikilemlerin etkisiyle ahlaki kuralları içselleştirmesi neticesinde otonom bir ahlak yapısına dönüşür. Bu sürecin hızlı ya da yavaş olması bireyin zihinsel gelişimiyle de paralel ilerler ve kimi zaman 7 yaşında bir çocuk, ortalama bir yetişkinden daha ileride bir ahlaki gelişim düzeyine sahip olabilir. Bu araştırma, erken çocukluk döneminde 5-7 yaş arasındaki normal gelişim gösteren ve üstün yetenekli çocukların ahlaki akıl yürütmelerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma süresince araştırmacı tarafından geliştirilen Erken Çocuklukta Ahlaki Akıl Yürütme Envanterinin içerisinde yer alan Kohlberg ve Piaget'in ahlaki gelişim kuramlarından yola çıkarak hazırlanmış 2 ayrı ölçek kullanılmıştır. Araştırma nedensel karşılaştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir ve araştırma süresince 30 üstün yetenekli, 30 normal gelişim gösteren çocukla çalışılmıştır. Toplanan verilen üç kodlayıcı tarafından puanlanmış ve SPSS paket program 22.00 ile analiz edilmiştir. Sonuçta üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukların toplam puanlarını karşılaştırmak için yapılan t-testinde 1. Ölçek için (t=-7.734; p=0.000<0,05), 2. Ölçek için ise (t=-4.465; p=0.000<0,05) düzeyinde üstün yetenekliler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Benzer şekilde, gruplar içinde yaşa göre de anlamlı farklılık bulunmuş ancak cinsiyet ve anne-baba öğrenim düzeylerinden kaynaklanan bir farklılık ortaya çıkmamıştır.