Aile hekimlerinin zorunlu sevk zinciri uygulaması hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SAĞLIK YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNAN BULUT
Danışman: Özgür Uğurluoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son dönemde Türkiye'de sağlık hizmetleri alanında yeni politikalar geliştirmeye ve uygulamaya yönelik çalışmalar başlatılmış ve 2003 yılında başlayan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birinci basamak sağlık hizmetleri sunumunda aile hekimliği uygulamasına yönelik mevzuat düzenlemeleri yapılarak 2010 yılında tüm Türkiye'de aile hekimliği uygulamasına geçilmiştir. Aile hekimliğinin ön koşul olarak görüldüğü ve sağlık hizmetlerinin kullanımında önemli bir etkiye sahip olacak sevk zinciri, Sağlıkta Dönüşüm Programında yer almasına rağmen programın hayata geçirilemeyen tek bileşeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma ile sağlık hizmeti kullanımında oldukça önemli bir etkiye sahip olup ancak bir türlü uygulanamayan sevk zincirinin irdelenmesinin uygulamaya yönelik önemli katkılar sağlayacağı düşünülmüştür. Bu araştırmanın amacı, sevk zincirinde sevk sürecini başlatacak olan ve uygulamanın en önemli paydaşı olarak görülebilecek aile hekimlerinin sevk zincirinin uygulanması durumunda olası etkilerini, gerekliliği, uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir. Araştırmada veriler aile hekimlerinin sevk zinciri konusundaki düşüncelerini ortaya koymak amacıyla oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak Ankara ilinde merkez ilçelerde görev yapan 124 aile hekimi ile yüz yüze yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucu, mevcut birinci basamak sağlık hizmetlerinin yapılanmasında sevk zincirinin uygulanmasının doğru olmayacağı değerlendirilmiştir. Özellikle aile hekimlerine bağlı nüfusun fazla olması sevk zincirinin uygulanması için en büyük engel olarak ortaya çıkmakta ve bağlı nüfusun düşürülmesi gerekmektedir. Ayrıca aile hekimlerine bağlı nüfusun düşürülmesinin yanında ASM'lerin standart bir yapıya kavuşturulması fiziki ve teknik kapasitelerinin iyileştirilmesi de bir diğer gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, halkın sağlık okuryazarlık düzeyinin de yükseltilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hizmet sunum yönünde yapılması gereken müdahaleler yanında topluma yönelik faaliyetlerinde yürütülmesi gerekmektedir. Bu çalışma sevk zincirinin uygulanmadan önce aile hekimlerinin ve diğer tüm paydaşların görüşlerinin alınması ve bu görüşler doğrultusunda adımlar atılmasının önemli olduğunu ortaya koymaktadır.