Gaziantep'te yaşayan Suriyeli tek ebeveyn kadınların annelik deneyimleri: Zorluklar, baş etme yöntemleri ve sosyal hizmet ihtiyaçları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Hizmet A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER TAKAK

Danışman: Reyhan Atasü Topcuoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmanın amacı, Türkiye'ye göç eden Suriyeli tek ebeveyn kadınların annelik deneyimlerinin menşe ülkelerindeki toplumsal ve kültürel dinamikler aracılığıyla nasıl şekillendiğini ve buna bağlı olarak göç deneyiminde yaşadıkları zorlukları ve güçlenme imkanlarını anlamaya yöneliktir. Buradan hareketle, araştırma kapsamında 16 Suriyeli tek ebeveyn kadın ile görüşme yapılarak annelik deneyimlerinin nasıl oluştuğu ve hangi iktidar ilişkilerince şekillendiği anlaşılmaya çalışılmış, göç öncesi ve göç sonrasındaki gündelik yaşamlarına etkisi eleştirel sosyal hizmet yaklaşımıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda elde edilen bulgular iki ana tema altında analiz edilmiştir. (1) Toplumsal Cinsiyet Rejiminde Annelik Kimliğinin Gelişimi (2) Göç ve Boşanma Deneyimleri Sonrasında Mülteci Tek Ebeveyn Annelerin Baş Etme Mekanizmaları, Güçlenme Pratikleri ve Sosyal Hizmetlere Dair Deneyimleri. Araştırma sonucunda, görüşme yapılan Suriyeli kadınların annelik rolleri ve sorumlulukları altında inşa edilen toplumsal cinsiyet kimliklerinden kaynaklı olarak menşe ülkelerinde özel alana ait olarak tanımlandıkları, erkeğe bağımlı kılındıkları ve buna bağlı olarak sosyo-ekonomik ve psikolojik olarak çeşitli zorluklarla karşılaştıkları gündeme gelmiştir. Göç deneyiminde ise mülteci aile yaşamının çok boyutlu sorunları karşısında toplumsal cinsiyet rejiminden kaynaklı, hayatlarını idame ettirebilecek temel yaşam becerilerine yeterli düzeyde sahip olamamalarına bağlı olarak zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Göçle birlikte toplumsal alanlarda karşılaştıkları bu sorunların üstesinden gelebilmek için ise menşe ülkelerinde toplumsal cinsiyete dayalı olarak inşa edilen annelik rollerinin dışına çıkmalarına yol açacak farklı edimlerde bulunmaları gerekmiş ve buna bağlı olarak gündelik pratiklerinde değişimler yaşandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, kadınların Türkiye'deki gündelik yaşamlarında toplumsal cinsiyet temelinde kamusal hayatta görünür olmak, çalışma hayatına dahil olmak gibi kendi hayatlarını idame ettirebilecek kazanımlar aracılığıyla güçlendikleri tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra göç deneyiminde yerel toplum üyeleri tarafında ayrımcılığa maruz kaldıkları, boşanmış bir kadın olarak ise toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ve istismara maruz kaldıkları görülmüştür. Bu kapsamda, göç deneyiminde tek ebeveyn anne olarak karşılaştıkları çok boyutlu sorunlara ve anneliğin toplumsal cinsiyet temelinde inşasına yönelik eleştirel bir bakış açısıyla sosyal hizmet uygulamalarına dair öneriler sunulmuştur.