The effect of acute myeloid leukemia cells expressing PD-l2 co-stimulatory molecule on helper T cell activation


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Kanser Enstitüsü, TEMEL ONKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ECE TAVUKÇUOĞLU

Danışman: GÜNEŞ ESENDAĞLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

PD-1 reseptörü ve ligandları (PD-L1 ve PD-L2), T lenfosit yanıtını inhibe eder ve/veya düzenler. Miyeloid lösemi hücreleri hem ko-aktivatör hem de ko- inhibitör molekülleri eş zamanlı olarak hücre yüzeyinde ifade etme kapasitesine sahiptir. PD-L1'in kanserde immün düzenlenme üzerine etkisi daha net olarak bilinmektedir. Fizyolojik koşullar altında, PD-L2 matür antijen sunan hücrelerin üzerinde bulunmasına rağmen, immatürite ile karakterize olan monositik lösemilerde de yüksek düzeyde bulunmaktadır. Bu çalışmada, monositlere olan benzerliğiyle bilinen monositik lösemi hücre hattı THP-1 kullanılmıştır. Monositler in vitro kültür ve THP-1 hücreleri de protein kinaz C aktivatörü, forbol 12-miristat 13-acetat (PMA) etkisi altında farklılaştırılarak (pTHP-1 hücreleri) alternatif monositik/makrofaj- benzeri hücre türevleri yaratılmıştır. Bu hücrelerin karakterizasyonunun ardından, PD-1 ligandlarının ve diğer B7 ailesi kostimülatör moleküllerinin ekspresyonu modüle edilmiş ve yardımcı T hücre yanıtlarına etkileri değerlendirilmiştir. Kontrol olarak kullanılan primer monositler süspansiyon kültürde olgunlaşma basamağına itildi. Bu şekilde B7 ailesi kostimulatör moleküllerinin (özellikle PD-L2'nin) modülasyonu sağlandı ve morfolojik olarak makrofaj-benzeri bir hücre tipi elde edildi. Ancak, hem pTHP-1'de hem de kültürde bekletilen monositlerde PD-L1 yüksek düzeyde upregüle edilemedi. Bu yüzden, THP-1, pTHP-1 ve primer kültürdeki monositler her iki PD-1 ligandını artıran ve anti-tümör yanıtlarda da önemli rol oynayan IFN-γ ile muamele edildi. Bu hücreler yardımcı T lenfositler ve/veya periferik kan mononükleer hücreleri ile bir arada tutuldu. Gerçekleştirilen bu ko-kültürlerde ilk sinyal anti-CD3 antikoru aracılığıyla verilerek, ikinci sinyalin monositik/makrofaj-benzeri hücrelerdeki kostimülatör moleküller aracılığıyla verilmesi sağlandı. THP-1 ve monositlerin benzerliklerinin yanı sıra oldukça farklı davranabildiği görüldü. THP-1'in yardımcı T hücreler üzerindeki etkisinin büyük ölçüde kostimülasyon mekanizmaları üzerinden gerçekleştiğine dair bulgular elde edildi. IFN-γ ile muamele edilmiş monositik hücrelerin daha az uyarıcı olduğu gözlendi. Gerek kontrol gerekse IFN-γ ile muamele edilen monositik hücreler varlığnda PD-L2 molekülü bloklanarak yardımcı T hücre proliferasyonunun ve Th1 dönüşümünün arttığı gözlemlendi. Th1-ilişkili sitokinlerin yanısıra özellikle kontrol monositlerde PD-L2'nin blokajı ile Th2-ilişkili sitokin artışları da izlendi. Proliferasyon bulguları PD-L1, PD-L2 ve CD86 genleri aktarılan HEK293T hücreleri ile de doğrulandı. Treg dönüşümü veya T hücre yorulması izlenmedi. Diğer taraftan, PD-L2'nin tek başına inhibe edilmesi de önemli ölçüde immün aktivasyon sağladı. Sonuç olarak, normal monositlerde ve monositik lösemi hücrelerinde bulunan PD-L2'nin immün yanıtları düzenleme yeteneği karşılaştırılmış ve önemli bilgiler elde edilmiştir.