Sayıştayın Anayasal Konumu ve Yargı Fonksiyonu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU SEVİNÇLER

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HASAN TAHSİN FENDOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türk yargı sistemi anayasa yargısı, adlî yargı, idarî yargı, uyuşmazlık yargısı, seçim yargısı ve hesap yargısı olmak üzere altı tür yargı koluna ayrılır. Bunlardan sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlamakla görevli bulunan Sayıştayın oluşturduğu yargı koluna hesap yargısı denir. Sayıştay yargılama görevini hesap mahkemesi sıfatıyla yerine getirir. Ancak bunun yanında Sayıştayın denetim fonksiyonu da vardır. Anayasa'ya göre Sayıştay, TBMM adına denetim yapan bir yüksek denetim organı olmakla birlikte sorumluların hesap ve işlemlerini yargılayarak kesin hükme bağlayan bir yargı organıdır. Sayıştayın denetim ve yargılama fonksiyonlarını bir araya toplaması kendine özgü (sui generis) bir kurum olmasına yol açmıştır. Sayıştayın denetim sonucunda yargılama yapması, kendisine özel yargılama usulleri benimsemesine sebep olmuştur. Bu özelliği onu diğer yargı kollarından ve mahkemelerden ayırmaktadır. Bu yüzden Sayıştayın kurulduğu 1862 yılından günümüze dek yargı fonksiyonu ve mahkeme olma niteliği tartışılmıştır. TBMM'de 1961 Anayasası'nın yapım sürecinde başlayan bu tartışmalar zamanla Danıştay ve Sayıştay arasında yetki savaşına dönüşerek Anayasa Mahkemesine taşınmıştır. Anayasa Mahkemesi farklı dönemlerde Sayıştayın anayasal konumu ve kesin hükümlerinin niteliğiyle ilgili çelişkili kararlar vermiştir. Son yıllarda Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Sayıştayı yargı kuruluşu olarak kabul etmeleri bu tartışmalara son noktayı koymuştur. Sayıştayın yüksek denetim organı olmasını konu alan çok sayıda akademik çalışma bulunmakla birlikte yargı organı olması konusunda ulusal düzeyde yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple çalışmada hem bir yüksek denetim organı hem de yargı organı olan Sayıştayın denetim fonksiyonuna yer verilmeyerek, sadece yargılama fonksiyonu üzerinde gerekli incelemelerde bulunulmuştur.