Kanser tedavisine yönelik antisens oligonükleotid yüklü polimerik nanopartikül tasarımı ve İn vitro karakterizasyonu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Nanoteknoloji ve Nanotıp A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PEZHMAN HOSSEİNİAN AHANGARNEZHAD

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): EYLEM GÜVEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Antisens oligonükleotitler, plazmit DNA lar veya siRNA lar; enfeksiyonlardan kansere ve genetik rahatsızlıklara kadar birçok hastalığın tedavisinde terapötik ajanlar olarak büyük potansiyele sahiptirler. Antisens oligonükleotitler (ASON) gen ekspresyonunu transkripsiyonel düzeyde inhibe eden oldukça seçimli nükleik asit ilaçlardır. Ancak antisens oligonükleotit tedavisi sahip olduğu düşük hücre içi penetrasyon, zayıf hücre içine alım ve nükleazlara karşı kararsızlık gibi farmakodinamik ve farmakokinetik özelliklerinden dolayı sınırlı bir tedavidir. Bu nedenle antisens ilaçları enzimlerden korumayı ve hücre içi penetrasyonu arttırmayı hedefleyen birçok taşıyıcı sistem geliştirilmiştir. Bu çalışmada folik asit (FA) konjuge edilmiş karboksimetil kitosan (CMC) nanopartiküller sentezlenmiş ve c-myc ASON taşınımı için model vektör olarak kullanılmıştır. CMC nanopartiküller CMC'ın kalsiyum klorur (CaCl2) ile iyonik çapraz bağlanma reaksiyonu kullanılarak oluşturulmuştur. Elde edilen nanopartiküllerin boy-boy dağılımı ve zeta potansiyelleri belirlenmiştir. Boyutları 114nm ve 600nm aralığında, yüzey yükleri ise -15 mV ve -25 mV aralığında gözlenmiştir. Nanopartikül boyutunun polimer konsantrasyonu, karıştırma hızı ve CaCl2 konsantrasyonuna bağlı olarak değişim gösterdiği gözlenmiştir. Nanopartiküllerin morfolojik değerlendirmeleri taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve atomik kuvvet mikroskobu (AFM) kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre nanopartiküllerin küresel formda olduğu belirlenmiştir. FA bağlama verimliliği spektrofotometrik olarak incelenmiş olup başlangıç ligand miktarına bağlı olarak % 60 ve %93 aralığında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Nanopartiküllerin yapısal karakterizasyonu için FTIR çalışmaları gerçekleştirilmiştir. ASON yükleme ve salım çalışmaları yapılmıştır. Tezin son aşamasında nanopartiküllerin MCF-7 hücrelerine karşı sitotoksisitesi WST-1 metodu kullanılarak incelenmiştir. İkili floresan boyama tekniği kullanılarak apoptosis/nekrosis indeksleri de çalışma kapsamında araştırılmıştır.