The political economy of Turkey's trade relations: Expensive enmities and cheap amities


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: EMRULLAH CAN KILIÇ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ITIR İMER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çok sayıda iktisatçı, filozof, politikacı ve düşünürün zihnini meşgul eden "uluslararası ticaretin yararları ve zararları" uzunca bir süredir tartışıla gelen bir konu olmuştur. Tarih boyunca uluslararası ticarete farklı ve kimi zaman birbiriyle çatışan roller yüklenmiştir. Ancak ticaret, küresel zenginliğin önemli bir paylaşım aracı ve uluslararası etkileşim yöntemi olma görevini her zaman sürdürmüştür. İkinci Dünya Savaşından sonra, temel sütunlarından birisi "çok taraflı ticaret sistemi" olan ve iyi işleyen bir uluslararası ekonomik düzenin kurulması, savaş sonrası barış ve düzenin korunması adına elzem görülmüştür. İkinci Dünya Savaşından sonra kurulan çok taraflı ticaret sisteminde, GATT ve sonrasında Dünya Ticaret Örgütü altında ticareti serbestleştirme yoluna gidilmiştir. 1980'li yıllarda ithal ikameci politikaları terkederek, dış ticarette ihracata yönelik bir strateji benimseyen Türkiye, serbest ticaret üzerine kurulu savaş sonrası ekonomik düzenle daha güçlü bir entegrasyon gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Özellikle Türk Dış Politikası, komşu ülkelerle ve yeni coğrafyalarla ticaret ilişkilerine büyük bir önem atfederek son yirmi yılda gözle görülür bir dönüşüme sahne olmuştur. Bu dönemde ticaret bazlı iktisadi kaygılar Türkiye ile özellikle Rusya, İran ve Irak başta olmak üzere komşuları arasında ciddi bir yakınlaşmaya yol açmıştır. Güçlü ticaret ilişkileriyle birlikte Türkiye'nin bu ülkelerle münasebetleri önemli ölçüde gelişirken, bu durum, hem Türkiye'nin, hem de söz konusu ülkelerin ulusal zenginliklerine katkıda bulunmakla kalmamış ve aynı zamanda, bu ülkeler arasındaki barışa da katkı sağlamıştır. Bu bağlamda, bu tez Türk Dış Politikası'ndaki dönüşümde iktisadi çıkarların ve kazanımların rolünü ekonomi politik perpektif ile analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, uluslararası ticaretin milletler arasındaki işbirliği ve barışa olan katkısını incelemek amacıyla ticaret kaynaklı karşılıklı-bağımlılıklar da ele alınacaktır. Rusya, İran ve Irak'a ilişkin tartışmalar, iktisadi çıkarların Türkiye ile bu ülkeleri birbirine yakınlaştırdığını ve gelişen iktisadi ilişkilerin bu ülkeler arasındaki çatışmaları daha az olası hale getirdiğini göstermektedir. Türkiye'nin bu üç ülke ile olan ticaret ilişkilerinin iktisadi ve iktisat dışı yönlerini ortaya koyan bu tez, aynı zamanda Türkiye'nin dış ticaret politikası açısından bir dizi politika önerisi de sunmaktadır. Bu bağlamda bu tezde, gerek maddi kazanımlar, gerekse ticaretin Türkiye'nin uluslararası etkinliğine iktisat dışı katkıları nedeniyle, Türkiye'nin, dış politikanın temel bir parçası olarak özenli bir dış ticaret politikası sürdürmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu amaca yönelik olarak ise, hizmet ticaretinin önemi, yapısal uyumsuzlukların kaldırılması, çekim modeli vurgusu, savunma sanayi ihracatının potansiyeli ve ucuz enerjiye erişim çerçevesinde politika önerileri ortaya konmuştur. Son olarak, bu genel tavsiyeler, Rusya, İran ve Irak'ın hususiyetlerini göz önüne alan ve bu ülkelerle olan ticari ilişkileri daha da ileri taşımaya yönelik fırsatları ortaya çıkarmayı hedefleyen ülkeye-özgü tavsiyelerle tamamlanmıştır.