The acute facilitation effects of general and local, muscular-articular ınterventions in physical therapy on shoulder proprioception
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: DMİTRY CHAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): FİLİZ CAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Önceki çalışmalarda, bir kaç haftalık eğitim programı olarak uygulanan çeşitli egzersiz yaklaşımlarının, propriosepsiyonu geliştirmede etkili olduğu bildirilmiş; ancak egzersize dayalı yaklaşımların etkileri, genellikle kuramsal olarak verilmiştir. Bu nedenle bu çalışma, sağlıklı bireylerde tek seanslık farklı fizyoterapi ve egzersiz uygulamalarının, omuz propriosepsiyonu üzerine olan akut etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, propiosepsiyon üzerine olan akut etkilerin, hem büyüklüğü, hem de süresi ölçülmüştür. Yaşları 19-37 arasında değişen, 55 kadın, 50 erkek, toplam 105 sedanter sağlıklı birey çalışmaya alınmış ve randomizasyon yolu ile 6 uygulama ve bir kontrol grubuna (n=15) ayrılmıştır. Gruplar, Aktif Egzersiz Grubu (belirlenen bir hızda aktif hareketler), Pasif Egzersiz Grubu (pasif hareketler), Manual Terapi Grubu (omuza manual terapi uygulaması), Stabilizasyon Grubu (omuza stabilizasyon egzersizleri), Pliometrik Egzersiz Grubu (omuza pliometrik egzersizler) ve Genel Isınma Grubu (koşarak yapılan ısınma) olarak ayrıldıktan sonra tek seanslık fizyoterapi uygulaması yapılmıştır. Omuz propriosepsiyonu, tüm bireylerde kinestezi (hareket hissi) ve eklem pozisyon hissi olarak, "2.0" versiyon orjinal propriosepsiyon aleti kullanılarak ölçülmüştür. Dominant omuzda ROM'un % 50'si içinde, %70 iç rotasyon ve % 90 dış rotasyonda yapılan ölçümler, oturma pozisyonunda, ilk gün, uygulama öncesi, uygulama sonrası, uygulamadan 30 dakika, 1 saat ve 1 gün sonrasında tekrarlanmıştır. Kontrol grubundaki bireylerin propriosepsiyon değerlerindeki aşırı değişkenlik nedeniyle 105 bireyin tümünün propriosepsiyon değerleri ölçülmüş ve alınan bu baz değerler, her bir grup için karşılaştırma referansı olarak kullanılmıştır. Tek seanslık uygulamadan sonra Aktif Hareket Grubunda baz değerlere göre kinestetik duyuda belirgin bir azalma olmuştur (p 0.05). Genel Isınma grubunda ise, bir sonuca varamayan bulgular ortaya çıkmıştır (p>0.05). Ek olarak tüm bireylerde, hareketin yönünün, pasif hareket algılama eşiğinin testi sırasında propriosepsiyon ölçümlerini etkilediği bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca proprisepsiyon ölçümünde kullanılan kinestezinin ( hareket hissi), eklem pozisyon hissine göre daha hassas bir ölçüm yöntemi olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, sağlıklı bireylerde tek seanslık bir fziyoterapi uygulaması, propriosepsiyonu anlamlı derecede etkilemek için yeterli olmayabilir. Pasif egzersiz ve manuel terapi uygulamaları ile bazı gelişmeler görülebilir. Aktif egzersiz uygulamaları sırasındaki kortikal adaptasyon ve öğrenmenin, mekanoreseptörlerin lokal stimulasyonundan daha önemli olabilir. Tekrarlayıcı aktif hareketler ile ortaya çıkabilecek kas yorgunluğu sonucunda propriosepsiyonda görülebilecek azalma, klinik uygulamalar sırasında daima gözönünde bulundurulmalıdır.