Otoriteden otonomiye: Yasa ve özgürlük


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TOROS GÜNEŞ ESGÜN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ÇETİN TÜRKYILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yasa ve özgürlük kavramları arasındaki ilişkinin dönüşümünü, otoritenin hukuksal temellendirilişi bağlamından, bir toplumsal otonomi ideali zemininde ele alınışına kadar takip etmeyi ve irdelemeyi amaçlayan bu çalışma "otorite olmaksızın yasayı düşünebilir miyiz?" ve "toplumsal otonomi mümkün müdür?" gibi soruları odağına almaktadır. Öncelikle Hobbes, Kant, Rousseau ve Hegel'de yasa ve özgürlük ilişkisinin otorite kavramı dolayımıyla nasıl kurulduğu gösterilmektedir. "Özgürlüğün hukuksallaştırılması" olarak adlandırılabilecek olan modern yasa-özgürlük bağının art alanındaki otoriter devlet anlayışına dikkat çekilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde otonomi kavramını bireysel bağlamından çıkararak toplumsal bir ideale dönüştüren 19. yüzyıl toplumsal anarşizminin modern devlet eleştirisi ortaya konulmakta ve Proudhon, Bakunin ve Kropotkin'de yasa ve özgürlük bağının anti-otoriter kuruluşu gösterilmektedir. Toplumcu anarşizmin modern devlet kuramı ile ortaklaştığı ve ayrıştığı noktalar ayırt edildikten sonra, toplumcu anarşizmin Kant'ın otonomi kavramını siyasallaştırma denemesinin sonuçları ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde 20. yüzyıl totalitarizminin bir sonucu olan yasa ve özgürlük bağının kopuşuna karşı, otorite, yasa, ve özgürlük arasında kurulan eski ilişki yerine, özgürleşme, doğrudan demokrasi ve olumsal yasaların birliğini kuran heteronom otonomi kavramsallaştırması önerilmektedir. Buna göre, ancak özgürlüğün özgürleşmeyle, doğrudan demokrasinin otoriteyle ve yasaların olumsal yasalarla ikame edilmesiyle otonominin toplumsallığı mümkün olabilir. Zira, heteronom otonomi, özgürleşmenin her zaman heteronomi içerisinde gerçekleşebilir olduğu ve herkesin kendini belirleyen yasaları yapabileceği kabullerine dayanır. Özgürleşme ve doğrudan demokrasiden doğan otoritesiz yasalar, hukuksal yasalardan farklı olarak olumsal yasalar olarak adlandırılabilir ve bu yasaların zorlayıcı olmaksızın "tanınmış" ve "uygulanabilir" olması yeterlidir. Heteronom otonomi kavramsallaştırması, otonomi ortodoksisi ile heteronominin tahakkümü arasında kurulan yanlış ikiliğe düşmeksizin otoritesiz yasaların imkanını göstermeyi hedeflemektedir.