Bipolar Bozuklukta Serum Galektin-3 ve S100-B Düzeyleri: Duygu Düzenleme, İşlevsellik ve Bilişsel İşlevlerle İlişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OYA COŞKUN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Şadiye Visal Buturak

Eş Danışman: Suzan Özer

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

COŞKUN O., Bipolar Bozuklukta Serum Galektin-3 ve S100-B Düzeyleri: Duygu Düzenleme, İşlevsellik ve Bilişsel İşlevlerle İlişkisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2023. Bipolar bozukluk (BB); yaşam kalitesini düşürebilen, ötimik dönemlerde bile bilişsel bozulma ile giden bir ruhsal hastalıktır. Bipolar bozukluğun yaşam boyu yaygınlığı %0,3 - 1,2 olarak bildirilmiştir. Tekrarlayan hastalık dönemleriyle giden, dönemler arasında kalıntı belirtilerin görülebildiği BB'de tanı ve tedavi yanıtını izlemede kullanılabilecek biyobelirteçlerin olmadığı bilinmektedir. İmmün inflamauar sistemin son yıllarda BB patofizyolojisinde rol oynadığı öne sürülmüştür ve bu alanda giderek artan sayıda çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada inflamatuar bir molekül olan Gal-3 ve S100-B serum düzeylerinin BB hastalarda duygu düzenleme, işlevsellik ve bilişsel işlevler ile ilişkisi sağlıklı kontrollerle karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu araştırmaya Ekim 2021 - Ocak 2022 tarihleri arasında psikiyatri polikliniğine başvuran, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabına (DSM-V) göre yapılandırılmış klinik görüşmeye (SCID-5) göre BB tanısı konulan 50 hasta ve yaş-cinsiyet-eğitim düzeyi açısından hasta grubu ile eşleştirilen, SCID-5'e göre halen veya geçmişte psikiyatrik tanısı olmayan 50 sağlıklı gönüllü alınmıştır. Tüm katılımcılar araştırmacı psikiyatrist tarafından görüşmeye alınmıştır. Hastalara, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D), Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ), Bipolar Bozukluk İşlevsellik Ölçeği (BBİÖ), Sheehan Yeti Yitimi Ölçeği (SYYÖ), Duygu Düzenleme Ölçeği (DDÖ), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ), İz Sürme Testi (TMT-A, TMT-B); sağlıklı gönüllülere ise, Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ), Duygu Düzenleme Ölçeği (DDÖ), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ), İz Sürme Testi (TMT-A, TMT-B) uygulanmıştır. Hastaların ve sağlıklı kontrollerin beyaz küre sayısı (BK), nötrofil yüzdesi (%Neu), hesaplanmış olan nötrofil/lenfosit oranları (NLO), CRP, ferritin, prokalsitonin düzeyleri ile ELİSA kiti ile ölçülen serum Gal-3 ve S100-B düzeyleri kaydedilmiştir.

Bu çalışma bilindiği kadarı ile BB hastalarında Gal-3 ve S100-B'nin duygu düzenleme, işlevsellik ve bilişsel işlevler ile ilişkisini sağlıklı kontrollerle karşılaştırmalı olarak inceleyen ilk çalışmadır. Gal-3 ve S100-B düzeylerinin BB hastalarında sağlıklı kontrollere göre yüksek bulunmasına ek olarak artan serum Gal-3 düzeyinin TMT-B sn, HATA TMT-B, TMT A+B, TMT B-A ile; S100-B düzeyinin de HATA TMT-A ile ilişkisi gösterilerek BB'de bilişsel işlevlerdeki bozulmada inflamatuar süreçlerin rolü olabileceği hipotezi desteklenmiştir. Hasta grubunda ölçeklerle saptanan psikososyal işlevsellikte bozulma da inflamatuar süreçlerin olası rolü, serum Gal-3 düzeyinin KİDÖ-Boş Zaman Etkinlikleri alt boyut puanı ile; S100-B düzeyinin de BBİÖ-Zihinsel İşlevsellik alt boyut puanı ile pozitif yönde ilişkisi saptanarak gösterilmiştir. Elde edilen sonuçlar, tıbbi yazına BB etyopatogenezinde ve inflamatuar süreçlerin rolü ile ilgili katkı sağlamaktadır. Oksidatif stresin yanı sıra inflamasyon da BB nöroprogresyonunda rol oynayan önemli bir alandır. Bu bulgular ışığında BB'de bilişsel bozukluğun ilerlemesine engel olabilecek olası ilaç hedefleri arasında, Gal-3 ve/veya S100-B'nin de yer alabileceği öne sürülebilir. Bipolar bozuklukta duygu düzenleme, işlevsellik ve bilişsel işlevlerdeki bozulmanın Gal-3 ve S100-B düzeyleri açısından bozulmuş inflamatuar yanıt ile ilişkisini netleştirmek için uzunlamasına izlem de içeren daha büyük örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.