İktisadi gerçeklik, açık sistemler ve belirlenemezlik


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA ESRA GÖRMEZ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HÜSEYİN ÖZEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı, iktisadi sistemlerin davranışındaki öngörülemezliğin nedenlerini tartışmaya açmaktır. Bu amaç doğrultusunda, iktisadi düşünce tarihinde yer alan belirlenemezci yaklaşımların karşılaştırmalı bir analizi, tezin kapsamını oluşturmaktadır. Tezde yer alan bir kapsam sınırlaması da, yalnızca, öngörülemezliğin kaynağı olarak, iktisadi sistemlerin "açık"lığına vurgu yapan analizlerin yer almasıdır. Bu doğrultuda, iktisadi düzlemde Friedrich Hayek, George Shackle, Paul Davidson, Tony Lawson ve Joseph Schumpeter'in analizleri incelenmiştir. Bununla birlikte felsefi düzlemde iki önemli isim olan ve iktisadi düşüncede önemli etkileri olduğu kabul edilen, Karl Popper ve Roy Bhaskar'ın fikirleri de, tezin amacı doğrultusunda önemli uğraklar olduğu için kapsamı içerisindedir. Tezin temel izleğini oluşturan belirlenemezci yaklaşımların sınıflandırılmasında kullanılan kriter ise, epistemoloji/ontoloji eksenidir. İktisadi ve felsefi düzlemde, belirlenemezlik meselesini, geleceğin belirsizliği, zamansallık ve bilgideki eksiklik ve değişim gibi unsurlara dayanarak açıklayan Popper, Hayek, Shackle ve Davidson'ın fikirleri epistemolojik belirlenemezlik tarafını oluştururken, ontolojik belirlenemezlik tarafında, iktisadi ve sosyal sistemlerin doğasından kaynaklanan bir öngörülemezlik tanımlayan Bhaskar, Lawson ve Schumpeter yer almaktadır. Tezde ulaşılan sonuç, epistemolojik belirlenemezlik yaklaşımlarının, iktisadi ve de sosyal süreçlerdeki dinamikliği göz ardı etmeleri sebebiyle, açık sistemler fikrine, yalnızca kapı aralamakla kaldıkları ve analizlerinin bu sebeple statik çerçeveyi yıkamadığıdır. Açık sistemler, gerçekliğin, tabakalı ve katmanlı olduğu, görünen düzeyde yer alan olguları yöneten yapıların ve mekanizmaların bu gerçekliğin derin tabakalarında yer aldığı ve bu yapıların ve mekanizmaların da birbiriyle hem doğrusal, hem de doğrusal olmayan biçimde etkileşimde olabildiği ve bu sebeple sistemin gelecekte izleyeceği yolun öngörülemeyebileceği sistemlerdir. Açık bir sistem olan iktisadi gerçeklik, içsel olarak ilişkili, sürekli dönüşen, farklılaşan, üretilen ve yeniden üretilen, dinamik ve karmaşık bir bütünlüktür. Bu nedenle, iktisadi sistemlerin davranışının öngörülemezliği meselesi, epistemolojik olarak değil, ontolojik olarak ele alınmalıdır, yani görüngüler düzeyinden gerçeklik düzeyine geçilmelidir. Başka bir deyişle, iktisadi süreçlerdeki dinamikliğin ve süreksizliğin kaynağı, bu sistemlerin varoluş biçimlerinde aranmalıdır.