Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi, vol.16, no.60, pp.1283-1311, 2025 (Peer-Reviewed Journal)
The aim of our study is to examine the relationship by focusing on the impact of both cognitive and experiential (cumulative) factors on argumentative ability in bilingual individuals. Argumentation emerges as a frequently utilized mechanism in daily life—not only for reaching “truthful” knowledge but also for persuading others and achieving mutual understanding. In this process, existing knowledge is filtered through logical reasoning to support purpose-driven thinking. The knowledge involved extends beyond linguistic and argumentative structures, encompassing both universal and context-specific information. The aim, in this context, refers to the individual’s assessment of their own situation and the stance they adopt based on this self-positioning. As personal knowledge and contextual factors influence one’s goals, this results in variability in how claims are constructed and justified in everyday reasoning. Consequently, it becomes evident why discussions on similar topics may reference diverse sources such as scientific knowledge, personal traits, emotional experiences, case examples, cultural values, or societal norms. When viewed through the lens of bilingualism, the issue takes on a new dimension. Individuals who navigate and develop across two or more linguistic and cultural domains differ significantly from monolinguals in this regard. The cognitive and linguistic resources afforded by bilingualism—including knowledge about language, argumentation, and reasoning acquired through language—highlight a compelling relationship between bilingualism and argumentation. This relationship merits further exploration, particularly in terms of how accumulated experience and cognitive capacities influence argumentative practices.
Çalışmamızın amacı, argümantasyon ile iki dillilik arasındaki ilişkiyi birikimsel ve bilişsel özelliklerin argümantasyon üzerine etkisi bağlamında ele almaktadır. Argümantasyon,“doğru” bilgiye ulaşmanın yanı sıra ikna etme ve uzlaşı sağlama amaçlarıyla gündelik hayatta sıklıkla başvurulan bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu esnada mevcut bilgilerin mantık süzgecinden geçirilmesiyle amaca yönelik bir akıl yürütme gerçekleştirilmesi söz konusudur. Mevcut bilgiler, dile ve argümantasyon yapısına yönelik bilginin yanında evrensel ve yerel bilgi türlerini içermekteyken; amaç kişinin içinde bulunduğu durumu bireysel açıdan değerlendirip kendini konumlandırması sonucu duruma yönelik aldığı tutuma işaret etmektedir. Bireysel bilgi birikiminin ve durumsallığın getirisi olarak amaçların değişkenlik göstermesi gündelik hayatta yapılan çıkarımların veya öne sürülen iddiaların ve temellendirmelerin dayanak noktalarının farklılık göstermesi sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, benzer konular üzerine yürütülen tartışmalarda bilimsel bilgiler, kişisel özellikler, duygusal deneyimler, örnek olaylar, kültürel değerler, toplumsal kabuller gibi farklı kaynaklara göndermelerde bulunulmasının arkasında yatan nedeni anlaşılır kılmaktadır. Konu iki dillilik açısından ele alındığında farklı bir boyut kazanmaktadır. İki veya daha fazla dilsel ve kültürel alanda gelişimini sürdüren kişiler bu yönleriyle tek dillilerden ayrılmaktadır. İki dilliliğin getirisi olan dile, argümantasyon yapısına, dil dolayımıyla edinilen tüm bilgiye dair birikimin yanında akıl yürütmeyle ilgili olan bilişsellik boyutuyla argümantasyon ile iki dillilik arasındaki ilişki araştırmaya değer bir noktaya taşınmaktadır.