Ankara bölgesinde nedeni bilinmeyen merkezi sinir sistemi enfeksiyonlarında Batı Nil virusunun araştırılması
Mikrobiyoloji Bülteni, cilt.44, sa.2, ss.255-262, 2010 (SCI-Expanded, Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 44 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2010
- Dergi Adı: Mikrobiyoloji Bülteni
- Derginin Tarandığı İndeksler: Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED), Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.255-262
- Hacettepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Son yıllarda, tüm dünyada artropodlarla bulaşan virusların neden olduğu enfeksiyonlar yeniden önem kazanan hastalıklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Flaviviridae ailesinde sınıflandırılan ve zarflı, pozitif iplikli bir RNA virusu olan Batı Nil virusu (BNV), insana sıklıkla Culex cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşır. BNV enfeksiyonlarının çoğu asemptomatik olarak geçirilebileceği gibi, ateşli hastalık ve merkezi sinir sistemi enfeksiyonları da ortaya çıkabilir. Ülkemiz kaynaklı seroprevalans verileri, İç Anadolu bölgesinde sporadik virus aktivitesine işaret etmektedir. Bu çalışmada, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesinde aseptik/viral menenjit/ensefalit ön tanısıyla incelenmiş ve etyolojisi açıklanamamış (fungal, bakteriyel ve mikobakteriyel kültürler negatif; Mycobacterium tuberculosis ve Herpes simpleks virus nükleik asit testleri negatif) olgulardan eş zamanlı olarak alınan 87 beyin omurilik sıvısı (BOS) ve serum örneği çifti, BNV enfeksiyonu açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Örneklerde BNV IgM ve IgG antikorları ticari enzim (ELISA) ve immünofloresans (IFA) temelli indirekt katı faz yöntemleriyle (Anti-WNV Virus IgG/IgM ELISA, Anti-WNV Virus IgG/IgM IIFT; Euroimmun, Almanya) araştırılmıştır. Antikor pozitifliği saptanan örneklerde, gerçek zamanlı ters transkripsiyonlu polimeraz zincir reaksiyonu (Reverse Transcription Polymerase Chain Reaction; RT-PCR) ve diğer patojenik Flavivirus ve Flebovirus enfeksiyonları ve/veya çapraz reaksiyonları ortaya çıkarmaya yönelik ELISA/IIFT testleri uygulanmıştır. Çalışmamızda, incelenen 87 serum örneğinin 8 (%9.2)’inde BNV IgM antikorları ve 3 (%3.4)’ünde BNV IgG antikorları pozitif olarak bulunmuştur. IgG pozitif örneklerin tamamı IgM açısından negatiftir. Seksen yedi BOS örneğinin ise hiçbirisinde BNV IgM ve/veya IgG pozitifliği saptanmamıştır. Antikor pozitifliği belirlenen serum örnekleri (n= 11) ile bu örneklerin ait olduğu hastalara ait BOS örneklerinin hiçbirisinde RT-PCR ile viral RNA var- lığı izlenmemiştir. BNV IgM pozitif bulunan 8 olgunun beşinde tatarcık humması viruslarına karşı da IgM pozitifliği saptanmış, bunlardan birisinde ek olarak Dengue virusu IgM’si de pozitif bulunmuştur. Bir olguda ise, kızamık IgG BOS/serum antikor indeksi sonucuna göre kızamık virusuna karşı intratekal antikor sentezi olduğu belirlenmiştir. Geri kalan 2 (2/87; %2.3) olguda saptanan BNV IgM pozitifliği, tek serolojik belirteç olarak tespit edilmiş ve bu olgular muhtemel BNV enfeksiyonu olarak tanımlanarak tartışılmıştır. Sonuç olarak, ülkemizde BNV ve diğer flaviviruslara bağlı hastalıkların yaygınlık ve öneminin ortaya konulması için, bu etkenlerin ekolojik ve epidemiyolojik özelliklerinin daha ayrıntılı olarak açıklanması gerekmektedir.
Arthropod-borne viral infections have recently gained considerable attention and importance as reemerging infections in a global scale. West Nile Virus (WNV), a member of Flaviviridae, is an enveloped positive strand RNA virus that is usually transmitted to humans by the bite of Culicine mosquitoes. Although the majority of the human infections are asymptomatic, WNV may also cause febrile and neuroinvasive diseases. Seroprevalence data from Turkey indicate that WNV activity is present in Central Anatolia. In this study performed at Hacettepe University Hospital, paired serum and cerebrospinal fluid (CSF) samples from 87 adult patients with the preliminary diagnosis of aseptic meningitis/encephalitis of unknown etiology were evaluated retrospectively to identify WNV-related syndromes. Bacterial, fungal and mycobacterial cultures yielded negative results and Mycobacterium tuberculosis and Herpes simplex virus nucleic acid tests were also negative for the selected patients. Commercial enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA)s and indirect immunofluorescence test (IIFT)s were employed for WNV IgM and IgG antibody detection (Anti-WNV Virus IgG/IgM ELISA, Anti-WNV Virus IgG/IgM IIFT; Euroimmun, Germany). Additional ELISA/IIFT assays were further performed for WNV antibody reactive samples to identify cross-reactions and/or infections with other flaviviruses and phleboviruses. All WNV antibody positive samples were also evaluated by a WNV real-time reverse-transcription polymerase chain reaction (RT-PCR) assay. WNV IgM and IgG antibodies were detected in %9.2 (8/87) and 3.4% (3/87) of the serum samples, respectively. All IgG reactive samples were negative for IgM. All sera with WNV antibody reactivity (n= 11) and the corresponding CSF samples were negative for viral RNA via RT-PCR. In 5 of the 8 WNV IgM positive subjects, sandfly fever virus IgM antibodies were detected, which was also accompanied by Dengue virus IgM positivity in one sample. In another case, intrathecal antibody synthesis against measles virus was demonstrated. Two cases (2/87; 2.3%) with WNV IgM positivity as the only serologic marker were identified as probable WNV infections and clinical features were discussed. In conclusion, in order to fully understand the impact of WNV and/or other flavivirus infections in Turkey, epidemiology and ecological features of these agents need to established.