The Methods of Intervention in Cases before the International Court of Justice I: The Intervention Procedure Provided by Article 63 of the Statute of the International Court of Justice


Uraz O., Pirim Kizilca C. Z.

Public and private international law bulletin, vol.2, no.(45), pp.141-169, 2025 (ESCI, TRDizin)

Abstract

“Intervention” in cases before the International Court of Justice (ICJ) has not attracted significant attention in the international legal community and legal doctrine over the years, primarily due to its rare use by states as well as the fact that the few intervention applications made were mostly related to border disputes, thus taking place in a more technical framework. This situation has significantly changed in recent times, particularly with the cases of Gambia v. MyanmarUkraine v. Russia, and South Africa v. Israel, which have been brought before the Court, leading to a surge in intervention requests in these cases. For the first time in its history, the Republic of Türkiye has also submitted an intervention request in the South Africa v. Israel case, with its intervention memorandum submitted to the Court on August 7, 2024. Intervention in cases before the ICJ is governed by Articles 62 and 63 of the ICJ Statute. The two distinct methods of intervention outlined in these articles differ significantly in terms of their raisons d’être, historical developments, legal characteristics, conditions, and the purposes they serve. This article is dedicated to the intervention method prescribed by Article 63. It focuses on the historical and conceptual development of this method, examining its legal features, functions, and outcomes, evaluating the conditions for its application, and analysing the intervention process along with the rights and obligations of both the states involved in the case and the intervening states.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) önünde görülmekte olan davalara müdahillik kurumu, uzun yıllar boyunca dev- letler tarafından nadiren kullanıldığı ve çoğunlukla sınır uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda -dolayısıyla teknik bir düzlemde- işletildiği için uluslararası hukuk kamuoyunun ve neşriyatının ilgisini yeterince çekmemiştir. Bu durumun, yakın dönemde Divan önüne getirilen ve halen görülmekte olan Gambiya / MyanmarUkrayna / Rusya ve Güney Afrika / İsrail uyuşmazlıkları vesilesi ile değiştiği, bu davalara kitlesel müdahillik talepleri yapıldığı görülmektedir. Türkiye de tarihinde ilk defa, UAD önünde görülen bir davaya, Güney Afrika / İsrail davasına müdahillik beyanında bulunmuş, 7 Ağustos 2024’te müdahillik dilekçesini Divan’a sunmuştur. Müdahillik kurumu, UAD Statüsü’nün 62. ve 63. maddeleri tarafından düzenlenmekte ve bu maddelerin öngördüğü iki farklı müdahillik yöntemi, varlık sebepleri, tarihsel gelişimleri, hukukî nitelikleri, öngördükleri şartlar ve hizmet ettikleri amaçlar bakımından birbirinden farklı özellikler arz etmektedir. Elinizdeki makale 63. maddenin öngördüğü müdahillik yöntemine hasredilmiştir. Makale, 63. maddenin öngördüğü müdahillik yönteminin tarihsel ve kavramsal gelişimi üzerinde durmakta, bu müdahillik yönteminin hukukî özelliklerini, işlevini ve sonuçlarını incelemekte, başvuru şartlarını değerlendirmekte, müdahillik sürecini ve davaya taraf olan devletler ve müdahil olan devletlerin sahip oldukları hak ve yükümlülükleri irdelemek- tedir.