Ev sahibi toplumun Türk-Suriyeli karma evliliklerine ilişkin algıları: Yozgat’ta toplumsal cinsiyet ve şartlı entegrasyon


Bozdemir R., Topcuoğlu R. A. -.

OPUS Toplum Araştırmaları Dergisi, cilt.23, sa.2026, ss.1-13, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu nitel araştırma, Yozgat’ta Türk-Suriyeli karma evliliklere yönelik ev sahibi toplumun algılarını ve bu evliliklerin sosyal uyuma katkısını incelemektedir. Katılımcılar değerlendirmelerini sosyal, ekonomik ve politik gerekçelere dayandırırken, bazıları Suriyelilere yönelik olumsuz duygularını ifade etmiş; bu durum entegrasyon ve asimilasyon beklentileri arasındaki gerilimi işaret etmiştir. Berry’nin kültürleşme kuramına göre, karma evlilikler yalnızca eşleri değil, aileleri ve akrabalık ağlarını kapsayan genişletilmiş kültürel temas alanlarıdır. Katılımcılar bu temasın aşinalık ve toplumsal yakınlık yaratabileceğini kabul etmekle birlikte, “ırkın bozulması” ve kültürel yozlaşma gibi kaygılar da dile getirmiştir. Bulgular, karma evliliklerin çoğunlukla ekonomik ve pragmatik bir çerçevede değerlendirildiğini ve toplumsal cinsiyet normlarıyla şekillenen koşullu bir kabul örüntüsüne işaret ettiğini göstermektedir. Suriyeli gelinler geleneksel ev içi rollere uydukça yerel aile yapısına dahil edilirken, Suriyeli damatlar nadiren görülmekte ve daha az kabul edilmektedir; bu, entegrasyonda belirgin bir cinsiyet asimetrisini ortaya koymaktadır. Suriyeli ve Türk kadınların karşılaştırılması, erkek otoritesini pekiştiren ve hane içi toplumsal cinsiyet hiyerarşilerini yeniden üreten bir mekanizma olarak işlev görmektedir. Araştırma, karma evliliklerin entegrasyon potansiyelinin yalnızca temasın varlığına değil, bu temasın hangi güç ilişkileri ve toplumsal sınırlar içinde yorumlandığına bağlı olduğunu göstermektedir.
This qualitative study examines host-society perceptions of Turkish-Syrian mixed marriages in Yozgat and their contribution to social cohesion. Participants grounded their evaluations on social, economic, and political considerations, while some expressed negative sentiments toward Syrians, showing tension between integration and assimilation expectations. Drawing on Berry’s acculturation framework, mixed marriages are conceptualized as extended cultural contact linking couples, families, and kinship networks. Participants acknowledged that such contact may foster familiarity and social proximity, but references to “racial degeneration” and cultural dilution indicate it can also produce anxiety and resistance. The findings indicate that mixed marriages are often evaluated through a pragmatic, cost-based lens and reflect patterns of conditional acceptance shaped by gender norms. Syrian brides are incorporated into local households when they conform to traditional domestic roles, whereas Syrian grooms are rare and far less accepted, reflecting a clear gender asymmetry in integration. Comparing Syrian and Turkish women functions as a discursive mechanism that reinforces male authority and reproduces gendered hierarchies. The study identifies a central paradox: while mixed marriages theoretically create space for integration through sustained contact, confining Syrian women to the domestic sphere reduce cultural dialogue and reproduces gender-based inequalities. The study suggests that the integrative potential of mixed marriages depends less on contact itself and more on how such contact is shaped by power relations and social boundaries.